Kategori: Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi

Mavi Balina ve Momo Oyunlarından Sonra MAVİ BEBEK Oyunu Tehlike Saçmaya Devam Ediyor !

Hızla gelişen teknoloji hayatımızı kolaylaştırırken diğer yandan internet erişimi olan mobil cihazların hayatımızdaki yerinin artması yeni tehlikeler oluşturmaya başladı. Çocuklar bilgisayar, tablet ve telefonları oyun oynamak için kullanmaya başladılar. Bu da onları kötü niyetli insanların hedefi haline getirdi. Sanal ortamda yayılan, çocukları ve gençleri hedef alan önce Mavi Balina ve sonra da Mavi Bebek oyunları ortaya çıktı.

Mavi balina oyununda admin “oyunculara” görevler vererek onları 50 günlük bir meydan okumaya alır. 50. Görev ise intihardır. Oyundan çıkmak bir seçenek olmamakla beraber görevler basitten başlayarak kendini yağ ile yakmaya kadar gidebilir. Oyun ilk Rusya’da ortaya çıktı ve Rusya’da birçok genç bu oyun yüzünden hayatını kaybetti. Daha sonra hemen her ülkeden Mavi Balina ile ilişkilendirilen ölümler ortaya çıktı. Kayıplardan sonra oyundan tüm dünya haberdar oldu. Gerekli önlemler alındı ve tehlikesi azaldı.

Bu İsimde bir çok hesap açılmaya başlandı

Mavi Bebek oyunu da Mavi Balinaya benzer şekilde ortaya çıktı. Mavi Bebek yurt dışında Blue Baby olarak bilinen, Jonathan Galindo adlı kişi tarafından yapılan bir oyundur. Araştırmacılar oyunun tipik hipnoz ve illüzyon olduğunu ve çocukların bir süre sonra sürece bağımlı olduğunu dile getiriyor. Tiktok, Facebook, Messenger ve Instagram üzerinden oyunculara görevler sunan bu oyun çok hızlı yayılıyor. Momo’nun oynanması için gizli bağlantılar gerekiyorken mavi bebek oyunu çocuklara Facebook ve Instagram üzerinden ulaşabiliyor.

Oyunu anlayan bazı çocukların anlattıklarına göre oyun bir efsane üzerine kurulu. Efsaneye göre, banyonun ışığını kapatıp ayna karşısında baby blue, blue baby diyerek elinizde bebek varmış gibi sallıyorsunuz. Bunu 14-15 kez tekrar ettiğinizde kolunuz ağırlaşacağı için elinizde bir bebek hissetmeye başlıyorsunuz.  (Korku seansı) Elinizdeki görünmez bebek bir süre sonra sözde tırnaklarını kolunuza batırıyor. Eğer bebeği atıp kaçmazsanız annesi ‘bebeği bırak’ diye sesleniyor. Ses efektleriyle çocuğun korkması sağlanıyor.

Eğer bırakmaz ve devam edilirse kişi, delirme veya hayatını kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kalabiliyor. Özellikle sosyal medya üzerinden insan beynini ‘amigdala’ adı verilen kaygı ve korku bağlamına vurgu yaparak, ses, görüntü ve multimedya gibi destekleyici vurgularla etkiliyor. Çocuklarda kabuslar, uyku problemleri,

kaygı bozuklukları, arkadaşlar arasında meydan okuma gibi sorunlara neden oluyor.  Yine oyunda çeşitli talimatlar verilebiliyor. Mavi balina oyunundaki gibi çeşitli youtube kanallarında da yayıncılar bu oyunu deneyerek çeşitli efektler kullanıyorlar. Bu durumda güvenli internet kullanımına dikkat etmeyen ailelerin çocuklarının bu görüntülere maruz kalmalarına neden oluyor.

Çocuklar, eğer günlük sürecinden ayrılıyor, gece saatlerinde internette dolaşıyor, umutsuzluk ve mutsuzluğa kapılıyorsa ailelerin oldukça dikkatli olmaları gerekiyor. Yeme içme davranışlarında değişiklik, vücutlarında çeşitli izler ve ani öfkelenmeler de oyun tehlikesinin belirtileri arasında yer alıyor. Mavi Bebek oyunu kaynaklı herhangi bir ölüm yaşanmadı, bu oyun çocukları korkutarak onlarda kaygı bozukluğuna, endişeye, paniğe, uyku bozukluklarına yol açabilir.

Dün Mavi Balina bugün Mavi Bebek yarın başka bir oyun… Bu tarz oyunlar varlığını sürdürmeye devam edebilir. Ailelere düşen görev çocuklarını herhangi isimli bir oyundan korumak değil, internet üzerinden gelebilecek bu tür tehlikelerden onları korumak olmalıdır.

Çocuklar İçin Güvenli İnternet Kullanımı Nasıl Olmalı ?

Çocuğunuzu İnternette Bekleyen Riskler:

İnternet erişiminin gittikçe kolaylaştığı günümüzde, çocukların internet erişimi olan teknolojik cihazları kullanma isteği normaldir. Çocukların internette en sevdiği içeriklerden bir tanesi oyunlardır. Çocuklar kendi hallerine bırakıldığında oynamak istediği oyunları hiçbir filtreden geçirmeden kullanıyorlar. Bunu yaparken ücretsiz servislere başvuruyorlar. Gelir kaynağı reklamlar olan bu servislerde, şiddet ve korku içeren videolarla karşılaşıyorlar. Bahis sitelerine veya müstehcen sitelere tek tıkla geçiş yapabiliyorlar.

Çevrimiçi oynanan oyunlarda başka oyuncular ile konuşma ve yazışma imkanı da ayrıca risk oluşturmaktadır. Çocukların dışarıda tanımadığı biriyle konuşması ne kadar riskliyse çevrimiçi ortamdaki yazışmalar da aynı şekilde risklidir. Yazışmanın diğer ucundaki kişi kötü niyetli bir yetişkin olabilir. Çocukların duyguları kolayca manipüle edilebilir olduğundan karşıdaki kişi çeşitli direktifler vererek yanlış yönlendirmeler yapabilir. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (BTK) göre çocuklara, 13 yaşından önce sosyal medya profili oluşturmamalıdır.

Çocuklara Güvenli İnternet Ortamı Oluşturmak için Önlemler:

  • Öncelikle çocuğunuzun internet kullanımını denetleyebilmek için internet ve bilgisayar teknolojileri konusunda bilgi sahibi olmalısınız ve bu konuda kendinizi geliştirmelisiniz.
  • Çocuğunuzun bilinçli bir şekilde internet kullanmasını sağlamak için kurallar belirlemeli ve kurallara uyup uymadığının takibini yapmalısınız.
  • Çocuğunuzu internetteki tehlikelerden korumak için bilgisayarlarında güncel antivirüs, filtre ve güvenlik duvarı programları uygulamaları kullanmalısınız.
  • Çocuğunuzu, çevrimiçi ortamda kendilerini rahatsız ya da tehdit altında hissettiren bir şey veya bir kişi olduğunda size iletmeleri için teşvik etmelisiniz.
  • Ayrıca kendi sosyal medya hesaplarınızdan çocuğunuzun fotoğraflarını ya da kişisel bilgilerini asla paylaşmamalısınız (hangi okula gittiği gibi).
Yaş Aralıklarına Göre Önerilen İnternet Kullanım Süreleri
0-2 yaş Kullanımı ASLA önerilmemektedir
Okul öncesi (2-5 yaş) 30 dakika
İlkokul 45 dakika (ödev hariç)
Ortaokul 1 saat
Lise Aile tarafından belirlenen haftalık sınıra göre günlük kullanımlarını kendisi planlamalı

 

Ailelerin, farklı yaş grubundaki çocuklar için, güvenli internet ve bilgisayar kullanımını sağlamalarına yönelik önerilerden bazıları şunlardır:

2-10 Yaş Grubu Çocuklar:

  • Çocuk bilgisayar başında yalnız bırakılmamalıdır.
  • Bu yaş dönemi çocukların oyun çocuğu olduğu unutulmamalı, anne ve baba gözetiminde, süreyi aşmadığı sürece oyun oynamasına izin verilmelidir.
  • Çocuklar, anne veya babalarıyla birlikte bilgisayarda oluşturulan resim albümlerine bakabilir, kendi yaşlarına göre yapılmış web sitelerini dolaşabilirler.
  • Bilgisayar tüm aile fertlerinin görebileceği bir yerde, evin ortak kullanım alanında olmalıdır.
  • Hangi siteleri ziyaret edebileceği konusunda anlaşma yapılmalıdır.
  • Çocuklara uygun ya da ebeveyn denetimi olan bir arama motoru kullanılmalıdır. (Google Safe Search for Kids gibi)
  • Çocuğun kendine ait bir e-postası olması yerine aile adına alınmış e-posta adresini kullanması sağlanmalıdır.
  • Çocuk 7 yaşından itibaren internette gizlilik ve kişisel verilerin önemi konusunda eğitilmeye başlanmalıdır. Her nerede internet erişimi yaparsa yapsın kendisi ve aileleri ile ilgili hiçbir bilgiyi kimseyle paylaşmaması konusunda uyarılmalıdır.
  • Ailesinden izin almadan internetten herhangi bir dosyanın (müzik, resim, oyun) indirilmesi gerektiği, bilgisayara virüs ve casus yazılımların bulaşabileceği anlatılmalıdır.
  • Aileler çocuklarına gerçek dünyadan gelebilecek zararları nasıl anlatıyorsa internet ortamından gelebilecek tehlikeleri de anlatmalıdır.

10-16 Yaş Grubu Çocuklar:

  • Lise öğrencisi çocuklar, interneti kotalı bir şekilde kullanmalı. (Haftalık hakkını ister 1 günde ister haftaya dağıtarak kullanabilmeli.)
  • 13 yaşına kadar Google Safe Search for Kids gibi ebeveyn denetimi olan arama motorları kullanılmalıdır.
  • Bu yaş donemi çocuklar için kendileri adına, ebeveynlerin dilediklerinde kontrol edebilmeleri şartıyla, e-posta hesabı açılabilir. E-posta hesabının istenmeyen kötü içeriklere karşı e-posta filtresi etkin olmalıdır.
  • Anne ve babalar, bu yaş grubundaki çocuklarını, internet ortamında ahlaki davranışlara uyması gerektiği konusunda bilgilendirmeli, interneti başkalarına zarar verici bir araç olarak kullanmaması konusunda eğitmelidir.
  • Aileler, çocukları ile evde, arkadaşlarının evinde, okulda veya internet kafede karşılaşabilecekleri internet pornografisine karşı sağlıklı cinsellik konusunda konuşmalıdır.
  • Çocuklar 13 yaşından önce sosyal medya hesabı açmak istediklerinde, anne babalar yol gösterici olarak hesabı birlikte açmalıdırlar. Hesabına ailesinin tanımadığı hiç kimseyi eklememesi konusunda uyarılmalıdır. Bu hesabın şifresi ailede olmalı ve ara ara kontrol edilmelidir.
  • Aileler, çocuklarının üye olduğu sosyal ağlara üye olup onları arkadaş olarak eklemelidirler.
  • Çocuklar, sosyal medya profillerinin herkese açık olmaması konusunda uyarılmalıdır.
  • Çocuklara internet sohbetleri ile ilgili bilgi verilmeli ve merakını gidermesi için ailesinin ve kendinin tanıdığı kişilerle (sınıf arkadaşı, akraba) kısa sohbetler etmesine müsaade edilmelidir.
  • Anne ve babalar, çocuklarına çevrimiçi ortamda sorumlu olmasını öğretmelidir. Onları telif hakları hakkında bilgilendirerek, dosya paylaşımı, metin/yazı alma resim veya sanat eserlerini kullanma konularında telif haklarına karşı gelmemesini öğretmelidir.
  • Anne ve babalar, çocuklarına çevrimiçi ortamda tanıştıkları kişilerle yüz yüze görüşmelerinin tehlikeli olduğunu hatırlatılmalıdır.
  • Ebeveynler, çocuklarını bilişim suçları (terörizm, suç örgütlerinin faaliyetleri, pornografi, kumar ve bahis oyunları gibi) konusunda bilgilendirmeli ve uyarılarda bulunmalıdır.

*Çocuklarınıza güvenin ve onların size güvenip sorunlarını rahatlıkla ifade etmelerine imkân verin. Böylece çocuklarınız internette ve gerçek hayatta karşılaştıkları sorunlar karşısında sizden yardım istemekten çekinmeyeceklerdir.1

Dünya çapında ruhsal hastalıkların görülme sıklığı dramatik bir şekilde artıyor mu ?

Basında çıkan haberlere rağmen, Acta Psychiatrica Scandinavica’da yayınlanan bir meta-analize göre, yetişkin akıl hastalığının küresel prevalansı çarpıcı bir şekilde artmıyor. Her ne kadar zihinsel sağlık hizmetlerinin kullanımı artmış ve intihar insidansının artması büyük bir sosyal krize işaret etse de çalışma, ruhsal hastalıkların artan prevalansının oldukça küçük olduğunu ve muhtemelen demografik değişimlerle bağlantılı olduğunu buldu.

Dirk Richter, Bern Üniversitesi İsviçre Ruh Sağlığı Hastanesinden PhD ve meslektaşları, erişkin akıl hastalığının prevalansı oranlarına ilişkin kesitsel nüfus çalışmaları için PubMed, PsychINFO, CINAHL, Google Akademik ve referans listelerini araştırdı.

Japonya’daki Sağlık Teşvik ve İnsan Davranışı Anabilim Dalı’ndan Toshi A. Furukawaya göre Zihinsel bozuklukların yaygınlığı son yıllarda mütevazı bir şekilde artıyor, ancak bu artış temel olarak nüfus yaşlanması ve büyümesinden kaynaklanıyor.

Meta-analizin yazarları akıl hastalığının yine de ciddiye alınması gerektiğine dikkat çekerek, daha iyi tedavi kullanılabilirliği ve farkındalığın artan prevalans algısının bir kısmını oluşturabileceğini de ekliyor. Bununla birlikte, Dr. Furukawa bir tedavi veya kalite boşluğu olup olmadığını sorguluyor.

Sayfa içeriği bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için hekiminize danışınız.

Kaynak:  https://www.psychiatryadvisor.com/home/topics/general-psychiatry/is-the-worldwide-prevalence-of-mental-illness-increasing-dramatically/?utm_source=newsletter&utm_medium=email&utm_campaign=pa-update-hay-20191211&cpn=psych_all&hmSubId=&hmEmail=zlb62feMTgU1&NID=&email_hash=d6001e4ea1b3a1750389924db35f8787&mpweb=1323-77925-348269

Fortnite Oyunu ve Bağımlılık

Türkiye’de de yaygın olarak oynanan  oyununu kokain etkilerine benzeten Kanadalı aileler, gençlerin beynine kimyasal dopamin salgıladığını ve çocuklarının böylece oyuna bağımlı hale geldiklerini ileri sürerek oyun yayıncısına karşı toplu dava açtı.

Diğer yandan Calex Legal avukatlık bürosu, dünya çapında çocuklarının Fortnite’a bağımlı olduğunu düşünen ebeveynlere hukuki işlemlere başvurmaları için çağrı yaptı. Fortnite Battle Royale oyunu bir yılda, dünya çapında 125 milyondan fazla kullanıcı tarafından oynandı. Söz konusu oyun için uluslararası turnuvalar ve yarışmalar düzenleniyor ve oyun yaşları 7 ila 70 arasında değişen bireyler tarafından oynanıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Mayıs 2019’da oyun bağımlılığını resmen ‘hastalık’ olarak tanımladı ve video oyunu bağımlılığını uluslararası hastalıklar kategorisine ekledi.

Calex Legal avukatlık bürosu, video oyunu yayıncısı Epic Games’in, oyunun olabildiğince bağımlılık yapması için ‘kasten’ bu oyunu geliştirdiğini vurguladı. Kanada merkezli hukuk firması Calex Légal’den Alessandra Esposito Chartrand’e göre Epic Games, Fortnite’ı yaratırken birçok psikolog işe aldı ve oyunun en yüksek düzeyde bağımlılık yaratması için çalışmalar yürüttü.

Kanadalı avukatlar, Fortnite geliştirici firmasının “kollu kumar makinesi” ile aynı taktiği uygulayarak oyuncuların bilgilerini topladığını; böylece bir sonraki aşamada neye ihtiyacı olduklarını belirlediklerini dile getirdi. Davada bazı “Fortnite” oyuncularının “yemek yemediğini ya da duş almadığını ve artık sosyalleşmediklerini” belirtildi.

Sayfa içeriği bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için hekiminize başvurunuz.

Kaynak:

https://futurism.com/the-byte/lawsuit-fortnite-addictive-cocaine

https://www.cnet.com/news/lawsuit-accuses-fortnite-maker-of-designing-game-to-be-addictive/

Babalar Çocuklarıyla Nasıl Zaman Geçirmeli ?

Aile Psikolojisi Dergisi’nde yayınlanan Geoffrey Brown tarafından yapılan çalışma, 1-3 yaşında çocuğu olan 80 baba-çocuk ve çifti ile yapıldı. Çalışma aile görüşmeleri, ziyaretler, video kayıtları ve gözleme dayalı.

Araştırmanın sonuçlarına göre çocuklarıyla zaman geçiren babaların, çocukları ile en iyi ilişkileri sağlayabildiklerini gösteriyor. İlk yıllarda bağlanma deneyimleyen babaların özgüven ve motivasyonları artıyor, sonraki yıllarda da çocukları ile pozitif bir ilişki ile devam ediyorlar. Babaların duyarlılıkları arttıkça büyüyen çocukları ile etkileşimleri daha güçlenmiş bir uyum ile ilerliyor. Güvenli bağlanma deneyimi sadece bebeğe değil babaya da olumlu kazanımlar sunuyor.( Bağlanma figürü, bebekle daha çok vakit geçiren yetişkin değil, bebekle en nitelikli etkileşimi kuran ve bebeğin “huzurlu limanı” ya da güvenli üssü olabilen kişi ve/ya kişilerdir. )

Türkiye’de babalık üzerine gerçekleştirilen en kapsamlı araştırma olan Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV, 2017) raporuna göre Türkiye’de babaların %57’si çocuklarıyla hiç oyun oynamıyor.

Hafta içi ve hafta sonu ayırmadan, babaların çocuklarıyla kaliteli zaman geçirmesi çok önemlidir. Şüphesiz geçirilecek vaktin niteliği, çocuk sayısına, çocuk/çocukların yaşına, ilgi alanlarına, evde-dışarıda oluşa, cinsiyetlerine göre farklılık gösterecektir ama temel bazı noktaların esas alınması gerekir.

Çocuklarının her şeyiyle aktif olarak ilgilenen, bilgi edinen, karar veren, araştıran, endişelenen babalar, yani bir başka değişle “pasif olmayan” babalar, çocuğun yetişkinlik hayatındaki “ideal baba” ve “ideal eş” kimliklerinin gelişiminde olumlu etki sağlar. Çocuklar için baba=güven’dir. Bu ihtiyaç erkek çocuklarda erillik rolünün tam olarak öğrenilmesi konusunda önem taşırken, kızlarda da erkek rolünü tanıması ve olumlu bir hayat imajı için gereklidir.

Çocuğunuzla zaman geçirmeniz onu daha iyi tanıyıp analiz etmenizi sağlar. Böylece sorgulayarak elde edeceğiniz bilgiden daha fazlasına ulaşır, onu daha doğru yönlendirebilirsiniz. Aynı zamanda çocuğunuz da sizi, değerlerinizi, ailenizin sınır ve kurallarını öğrenir ve buna uygun davranışlar geliştirmek için sizi model alır. Oysa anne babadan kopuk olan çocuk üzerinde ailesi değil çevresindeki diğer kişiler etkin olur.

İngiliz araştırmacı Daniel Nettle ve arkadaşlarının yaptıkları araştırmaya göre; babalarıyla vakit geçiren çocukların IQ (Zeka Puanı) seviyelerinin daha fazla geliştiğini göstermiştir.

42 yaşında olan 11bin ingiliz katılımcının, ebeveynleri ile yapılan çalışmada çocuklarının babaları ile kaliteli zaman geçirme durumları, beraber oyun oynamaları, gezilere gitmeleri ile ilgili sorular sorulmuştur. Bu sorular neticesinde babalarıyla daha çok vakit geçirmiş olan çocukların, diğer çocuklara göre IQ’lerinin yüksek ve aynı zamanda kariyerlerinde daha başarılı oldukları saptanmıştır.

Araştırmalarda göstermektedir ki çocuk gelişiminde aile katılımı oldukça önemli özellikle babanın çocukla vakit geçirmesi ayrıca bir önem arzetmektedir.

Çocuğunuzla birlikte kaliteli zaman demek, bedenen ve ruhen orada olmak demektir. Onunla olduğunuz zaman içinde sadece ona odaklanmak demektir. Çocuğunuzla geçirdiğiniz bir saatin elli dakikasında elinizdeki cep telefonuyla ilgileniyorsanız, çocuğunuzla değil telefonunuzla kaliteli zaman geçirmiş olursunuz.

Çocuğun dünyası, gerçeği oyundur. Onun oyunlarını oynamak, aranızdaki iletişimi ve ilişkiyi güçlendirmenin en iyi yollarından biri. Ayrıca birlikte oyun oynamak onların sizin anne babanın ötesinde insanlar olduğunuzu, yenilebileceğinizi, insanca duygusal tepkilerinizi görmesi için de bir fırsattır.

Birlikte olabildiğiniz her anı, en iyi şekilde değerlendirmeye çalışın. Çocuklarınızla çeşitli oyunlar oynayarak, balığa giderek, doğayı keşfederek, kitap ve hikayeler okuyarak, sinema, konser gibi etkinliklere katılarak, Tamir işlerini çocukla beraber yaparak kaliteli zaman geçirmeye başlayabilirsiniz.

 

 

 

Kaynak: https://www.sciencedaily.com/releases/2019/06/190611133938.htm

Journal of Evolution and Human Behaviour (Nettle et al., 2016).

Sayfa içeriği bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için lütfen hekiminize danışınız.

OKULA HAZIRLIK

Yaz tatilinin bitmesi ve yeni bir eğitim öğretim döneminin başlamasıyla ailelerden gelen yoğun talep üzerine sık sorulan sorulardan bir derleme hazırladık. Aşağıda yanıtladığımız başlıklar dışında ki sorularınızı facebook Messenger üzerinden yanıtlıyoruz.

Çocuğum ilk defa okula başlayacak, okula hazır olup olmadığını nasıl anlarım?

Okul hayatına ilk adımı atacak çocuklar ve çocuklarını okula hazırlayan aileler için önemli bir süreçtir. Çocukların sosyalleşmeleri ve gelişimleri aile ortamında başlar ve çocuğun okula başlaması ile gelişim süreci devam  eder. Çocuğun gelişiminin okul yaşamına uygun olup olmadığı Metropolitan okul olgunluğu testi ile değerlendirilmektedir. Bu test ile çocuğun okulun gerektirdiği kurallara ve öğrenmeye hazır olup olmadığı, psikolojik, fiziksel ve zihinsel gelişim düzeyine göre okul yaşamında hangi sorunlar ile karşılaşılabileceği belirlenmektedir. Böylece aile çocuklarının hangi alanlarda daha fazla desteklenmesi gerektiği konusunda ve karşılaşabilecekleri problemlerin çözümünde hazırlıklı olurlar.

Çocuğum okuldan korkarsa ne yapmalıyım veya yapmamalıyım ?

Okul korkusu özellikle 5-7 yaş arasında sık gözlenen bir sorundur. Çocuğun okula ilk başladığı dönemlerde ortaya çıkar. Eğer okulun diğer dönemlerinde ortaya çıkar ise bu durum başka problemlerin habercisidir.

Okula ilk defa başlayacak olan çocuk için okul korkusu basit olarak anne ve babadan ayrılma korkusudur. Özellikle aşırı koruyucu tutum sergileyen anne ve babaların çocuklarında sık görülür.

Okul korkusu olan çocuklarda okula gitmekte isteksizlik , ağlama, okula gitmeyi reddetme, okula gitmemek için çeşitli bahaneler üretme, karın ağrısı mide bulantısı gibi fiziksel belirtiler ortaya çıkar. Çocuklar olumsuz duygularını yeterince ifade edemediği için fiziksel belirtiler ile tepki gösterebilirler.

Yapılması ve yapılmaması gerekenler ;

  • Öncelikle unutulmamalıdır ki okul korkusu ile baş etmede anne-baba- öğretmen iş birliği içinde olmalıdır.
  • Çocuğun bedensel bulgularının ( karın ağrısı, mide bulantısı, baş ağrısı gibi ) fiziksel herhangi bir hastalıktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı mutlaka belirlenmelidir.
  • Çocuğun kaygı ve korkuları ile alay edilmemeli ve küçümsenmemelidir.
  • Çocuk cesaretlendirilmeli ve ödüllendirilmelidir.
  • Diğer çocuklarında bu korkuyu yaşadığı anlatılmalıdır. Çocuk diğer çocuklarla kıyaslanmamalıdır.
  • Çocuğunuzun neden okula gitmesi gerektiğini doğru ve anlaşılır şekilde anlatın.
  • Kararlı olmak çok önemlidir, okula gidersen sana oyuncak alacağım gibi rüşvetlerden kaçının, çocuğun evde kalması durumunda evi eğlenceli hale getirmeyin. Tam tersine, okula başlamadan önce ev biraz sıkıcı hale getirilmeli, oyunlar, ekranlar sınırlanmalıdır.
  • Okulun ilk gününden önce okula ziyaret düzenlenmesi ve okul daha sakin iken okulu tanıtmak faydalı olacaktır.

NOT: Çocuklarda kaygıyı arttırıcı nedenler biyolojik olabilir bu nedenle çocuklarınızın kan tetkiklerini ve fiziki muayenelerini ihmal etmeyin. Vitamin eksiklikleri, tiroid hormonu bozuklukları, kansızlık gibi nedenler kaygı benzeri belirtiler yapabilir veya arttırabilir.

Çocuğumu cinsel istismar ve başına gelebilecek olumsuz durumlar hakkında nasıl bilgilendirmeli ve uyarmalıyım ?

Bu konuya hem erkek hem de kız çocukları için dikkat edilmelidir. Unutulmamalıdır ki cinsel istismar çoğunlukla çocuğun yakın çevresinden gelmektedir.

Çocuklarımıza herhangi birisinin onlara istemediği şekilde dokunmaları durumunda “hayır “demeyi öğretmemiz gerekmektedir. Cinsel bölgelerin isimleri takma adlarla değil, yardım istemesi durumunda anlaşılır şekilde ifade edebileceği hali ile öğretilmelidir.

Çocuklarınıza, başına gelebilecek bu tür durumlarda sizinle iletişime geçmeleri konusunda destekleyiniz. Böyle bir durumda çocuk , sizinle konuştuğunda susturulmayacağını, cezalandırılmayacağını, ayıp karşılanmayacağını, sizin onu koruyacağınızı ve size güvenebileceğini bilmelidir. Unutmayın ki tacizden korunmanın en önemli yolu bilgi sahibi olmaktır. Çocukların çoğu bu konuda bilgisiz olduklarından, korktuklarından, söyleyemediklerinden, cinsel konuları konuşmanın ayıp olduğunu düşündüklerinden uzun zaman tacize maruz kalmakta ve bunu konuşamamaktadırlar.

Çocuk yabancı birisinin verdiği hediyeyi türü ne olursa olsun kabul etmemesi, ille de kabul etmek istiyorsa mutlaka anne babasına sorması öğretilmelidir. Şöyle şöyle olursa ne yaparsın gibi sorular hem çocuğun mevcut bilgilerini test eder hem de daha iyi kavramasını sağlar. Okul çıkışında bir kadın gelse, annen hasta oldu hastanede yatıyor, seni ona götüreceğim dese ne yaparsın? (İstatistiklere göre en çok kullanılan yöntemlerden). Sen parkta oynarken yanına bir adam gelse, köpeğini kaybettiğini, onunla birlikte aramanı istese ne yaparsın ? (Yapılan araştırmalar bu gibi bir durumda çocukların yüzde sekseninin bu teklifi kabul ettiğini göstermiştir.)

Çocuklarınıza okuldan ve kendi yaş grubundan arkadaşlıklar edinmesini öğretin, herhangi bir yerde kaybolduğunda, yolunu şaşırdığında neler yapması gerektiğini öğretin, kimlerden yardım alabileceğini öğretin, telefon numaranızı ezberletin, polis, zabıta, jandarma, resmi kurumları öğretin.

Orta öğretim ve lise öğrencilerinde okul korkusu olur mu ?

Orta öğretim ve lise öğrencilerinde durum biraz daha karmaşıktır. Okul korkusunun  altında farklı nedenler olabilir. Akran baskısı, sosyal fobi, ergenliğe bağlı beden imajı ile ilgili problemler, cinsel kimlik ile ilgili sorunlar, sınav kaygısı gibi nedenler okula gitmek istememe, okuldayken bedensel şikayetlerin oluşması gibi nedenleri doğurabilir. Böyle bir durum ile karşılaşıldığında mutlaka bir uzmandan destek alınmalıdır.

NOT: Kaygı ve psikolojik problemlerin altında biyolojik nedenler olabilir. Vitamin eksiklikleri, hormonsal bozukluklar kaygı , isteksizlik, dikkatsizlik, unutkanlık gibi bulgulara neden olarak özgüven sorunlarına veya psikolojik problemlere zemin hazırlayabilir.

Okula yeni başlayan çocuklar için hangi tetkikler yaptırılmalıdır ?

Okula yeni başlayan çocukların eksik aşıları var ise mutlaka tamamlanmalıdır.İşitme testinin tekrarı , göz muayenesi, kan, idrar ve dışkı tetkikleri ( özellikle vitaminler, tiroid hormonları, dışkıda parazit ve kan sayımı ),diş muayenesinin yapılması gerekmektedir.Lütfen öncelikle Aile hekiminiz olmak üzere tetkikler ve eksik aşıların tamamlanması konusunda uzmanınız dan bilgi alınız.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ÇOCUKLARIMIZ TATİLİ NASIL GEÇİRMELİ ?

Yaz tatili dinlenme, yenilenme ve gelişimin sağlanması için çok değerlidir. Yoğun okul temposundan çıkan ebeveyn ve çocuklar bu fırsatı iyi değerlendirmelidir. Uzun uzun eğitimle ilgili yazmak istemiyorum.

Özellikle üniversite sınavına girecek gençler için, sınav nasıl geçerse geçsin yaşamış oldukları yoğun stresi atabilmeleri, başlayacak olan yeni sınav veya okul temposuna psikolojik ve biyolojik olarak hazır olmaları için mutlaka sosyal aktivitelere, eğlenmeye, aile ile kaliteli zaman geçirmeye ihtiyaç duyarlar.

Son yıllarda büyük değişiklikler oldu “yaz planlarında” . aileler için bir rahatlama ve “sınavsız, testsiz” bir molaya dönüştü. Önemli kelime” aileler için” dir.

Çünkü aileler sınava giriyor son yıllarda, ek dersler, etütler, yüzdelik dilimler vs. üzerinde uzmanlaştılar. Ders çalıştırmalar, misafir kabul etmemeler ve artan mali yük onları daha da geriyor.

Ve nihayet, o parlak güneşli günler geliyor. Ders, test ve benzeri yok. Yaşasın yazlık, tatil ve 3-4 aylık uzun ara. Biraz nefes alalım artık, hissi tüm ebeveynlerin ortak dileği.

Asıl konuta geçmeden, yaz tatilimizin nasıl oluştuğunu da anlatayım. 1923 te cumhuriyet kurulduğunda, ülke bir tarım toplumuydu. Tüm tarım üretimide “aile temelli” idi. Yani, eğitim sistemi bu üretim biçimine uymak zorundaydı ve öyle oldu. Yoğun emeğe ihtiyaç duyulan yaz ayları tatildi, hatta köy okulları mayıs ayında, daha erken kapanırdı.

Günümüze gelirsek, artık bir tarım toplumu değiliz, ve büyük ölçüde aile emeği ile tarım yapmıyoruz ancak halen üç aydan uzun süren bir tatilimiz var her eğitim kademesinde. Karşılaştırmak gerekirse, batı ülkelerinde kışın başlayan sömestr ile birlikte üç dönem var, aralarda bu kadar uzun tatil yok.

Yine bir veri olması için okullarda ne yapmaya çalıştığımızı konuşalım. Aslında “ilköğretim” dediğimiz sekiz yıl, temel eğitim ve disiplini oturtmak ister tüm toplumlar. Sonra “eğitim” ve yönlendirme öne çıkar. Gencin, eğilim ve isteklerine, kapasitesine göre meslek ve yaşam biçimi seçimleri ile öğretim” artar. *******************

Uzun yıllardır ilkokulun ilk dört yılı dışında “eğitim” yapmıyoruz. Yani, karşıdan karşıya geçme, saygı, tek başına ders çalışma, grupla çalışma, vb. eğitimde ön planda değil. Ortaokuldan itibaren test çözdürmeye başlıyoruz, bu nedenle ne yazık ki tüm spor , sanat ve dışarıda ki etkinlikleri yasaklıyoruz. Sadece test çözen, boş zamanlarını “ekran” ile değerlendiren bir gencimiz oluyor. Kızlar sosyal medya erkeler oyun bağımlısı. Okullar da genellikle bunu destekliyor. Çünkü onların başarıları da notlar ve yüzdelik dilimlerle ölçülüyor.

Ve yaz geliyor. Ailenin aklında son derece zehirli bir düşünce beliriyor. Biraz kendilerine de hizmet edecek bir cümle bu. “ÇOK YORULDU YAVRUCAK, BİRAZ DİNLENSİN”

Yazlığa, şefkatli ve çok özlemiş dede ve ninelerin yanına gönderiyoruz, üç ay boyunca, ders yok. Yatma saati geç saatlere alındı (geceler uzadı zaten değil mi, doktorum) , yemek saatleri kaydı ve “bilgisayar başında bir tek bunları yiyor” diyerek, tatlı,pizza, patates vb. gencin yaşam biçimine uydu. Günde 10-16 saat ekran başında kalabiliyor, zeki bir genç ise kahvaltı, akşam yemeği ve deniz saatlerinde çok arıza çıkarmadan idare ederek kalan tüm zamanlarda istediğini yapabiliyor.

Peki eylül ayında, neredeyse dört aydır, “hiç birşey yapmamış” bu genç tekrar ve acilen nasıl disipline olacak. Yaşam, bu kadar bölümlere ayrılabilir zamanlar içerebilir mi? Üniversiteyi bitirene dek, İngilizce, olabilirse ikinci dil, spor alanı, bir sanat yeteneği ve okuma alışkanlığı istiyoruz. Ayrıca, sosyalleşecek, üretmeyi ve sorumluluk almayı öğrenecek, kur yapmayı, hayır demeyi, uzlaşmayı çalışacak.

Tüm bunları ne zaman ve nasıl planladınız anne babalar olarak. Okul döneminde mi yapacak sınırsız, tatilde mi, kaç yazınız ve kaç öğretim döneminiz kaldı hesapladınız mı?

Gerçekten, o kadar yoruldu mu gençler. Yazın spora veya bir kursa, dil eğitimine yarım gün ayıramaz mı? Düzenli olarak bir saat herhangi bir şey veya gelecek yılla ilgili konulara göz atamaz mı? Yarı zamanlı bir tanıdığın yanında, servise, işe, telefona yardım edemez mi? Bunlar sosyalleşme ve sorumluluk için ona iyi gelmez mi? Veya tersinden gidelim, dört veya altı yıl, yazları dinlenen gencimiz, üniversiteyi kazandı ve artık başka şehirde yaşayacak. Yeterince olgun, sorumlu, yeterli ve hayatta kalma becerilerine sahip mi?  Değilse ne zaman sahip olmaya başlayacak ?

Biliyorum, biraz nefes almalı anne babalarda. Ama sadece “biraz” çünkü, zaman yok. Ve 15 yaşını geçince genci kontrol edebilmek çok zor, 18-20 yaş sonrası ise imkansız. Aileler sanal ve kırılgan bir huzur istemiyorsa, olgunlaşma ve sorumluluğa daha fazla yatırım yapmalı. Amerika eski başkanı Obama’nın kızı yazın kasiyer olarak çalışıyorsa, sizin prens\prenses de ufak ufak sorumluluk almaya ve üretmeye başlamalı. Yazı biraz geç kalmış olabilir? Ancak bu uzun vadeli bir plan olmalı zaten. Yol ve yöntem çok, ve her çocukta farklı işleyen yöntemler oluyor. Dayatmadan ama boş vermeden bu dengeyi kurabilen aileler, başarılı oluyor. Değilse, iş profesyonellere kalıyor genellikle. *****************

Sayfa içeriği bilgilendirme amaçlıdır.Tanı tedavi ve diğer sorularınız için lütfen hekiminize başvurunuz.

MAVİ BALİNA

Nedir?
Mavi Balina “Oyunu” Türkiye’ye de ulaşmış bir intihara teşvik meydan okumasıdır. Tamamen sanal ortamda yayılan ve gençleri hedef alan bu gruplar, “oyunculara” görevler vererek onları 50 günlük bir meydan okumaya alırlar. 50. Görev ise intihardır. Oyundan çıkmak bir seçenek olmamakla beraber görevler basitten başlayarak kendini yağ ile yakmaya kadar gidebilir.
Nereden Geldi?
Yaratıcısı
Kasım 2016’da “Tilki Filipp” diye de bilinen 21 yaşındaki admin Filipp Budeikin tutklandı. Tutuklanma sebebi reşit olmayan insanları intahara teşvik etmekti. 2013’ten beri aktif olan sosyal medya kapalı grubuna depresif insanları alıyor ve onları “oyununu oynamaya” davet ediyordu. Sadece direkt bağlantısı kurulabilenlerden 15 reşit olmayan kişiyi intihara sürüklediği tahmin ediliyor.
Inline image 3
İfadesinde “toplumu temizlediğini” ve ölenlerin “biyolojik israf olduğunu” belirtmişti. Kurbanlarının çoğu 16 yaşlarında kızlar olmuştu. Mahkeme tarafından 3 yıl ve 4 ay hapse mahkum edilince bipolar bozukluğu olduğu ileri sürmüş ama kontrollerde sağlıklı bulunmuştu. Açtığı gruplar kapatılmasına rağmen grup üyeleri oyunu yaymaya ve yeni gruplar açmaya devam etti. Rusya’da açılan sadece ilk grubun üyelerinden 130 kişi intihar etti. Bugün halen aktif gruplar açılmakta ve yayılmakta.
Inline image 1
Varisleri Heryerde
Ilya Sidorov’s Arrest
8 Haziran 2017, polis 26 yaşındaki Moskova’lı Ilya Sidorov’u Mavi Balina yöneticisi olma şüphesi ile tutukladı. Rusya Hükümetinin açıklamalarına göre Sidorov suçunu ve Mavi Balina katılımını itiraf etti, 13 yaşında bir kızın ölümünde rol oynamaktan hapse girdi.
(Bu grupların nasıl işlediği ile ilgili içten bir bakış istiyorsanız, gruplarda dolaşıp insanları kurtarmaya çalışan bir gencin yorumlarını bu röportajda bulabilirsiniz: https://youtu.be/eZiV49EDcg0 )
 
Oyunun İçeriği?
Reddit kullanıcısı -WATAFAK- sitede “50 görev tam olarak nelerden oluşuyor?” sorusunu gönderdiğinde üyelerden jeanclauder Rusça’dan çevirilmiş tam bir liste ile yanıt verdi. Oyun basitçe zamanlı görevler listesinden oluşmakta. Maalesef oyuncular gizliliği koruduğu ve birçok admin olduğu için sabit bir görev listesi yok. Elimizde olan görev örnekleri sızdırılan bilgilerden ve sosyal medya platformlarından toplama kırıntılar aslında. Görevler tamamen adminin merhametine ve hayal gücüne kalmış. Ama 50. günün görevi her şart altında intihar oluyor.
Oyuncular ve grup içi kaynaklardan sızdırılan görev örneklerinden sadece bazıları:
  • Koluna keserek veya kazıyarak cümle yazmak, hashtag yazmak veya mavi balina çizmek.
  • Vücuda iğne ile delerek benzer şeyler işlemek
  • Kol boyunca devam eden kesikler açmak
  • Gece 4.20 de uyanmak. Tüm gece psychedelik veya korkutucu vidyolar izlemek, benzer müzik dinlemek.
  • Bir kağıda balina çizmek.
  • Kendine acı uygulayarak cezalandırmak
  • İnternette oyuna dair saklı mesajlar taşıyan gönderiler paylaşmak
  • Gece 4.20 de çatıya çıkmak
  • Dudaklarını kesmek
  • Yüksek bir yere çıkıp kıyısında beklemek
  • Diğer oyuncularla konuşmak, tanışmak, buluşmak.
  • Admin’den ölüm gününü almak ve kabul etmek.
  • Bir balina olduğuna yemin etmek
  • Çıplak bir fotoğrafını admine göndermek
  • Kendini yağ, ateş vb ile yakmak
  • Mezarlıkta bir gün geçirmek
Inline image 4
(Mavi balina yüzünden olduğu tahim edilen çift ve tekli intiharların kayıtları bulunmaktadır. UYARI, hassas içerik: http://thedailyhaze.com/wp-content/uploads/2017/02/George-Lamberis-instagram_BQUvMS8Dwe0.mp4?_=1)
Nasıl Yayılır?
Mavi balina sosyal medya sitelerindeki adminleri üzerinden yayılıyor. Oyun hashtaglari üzerinden gönderiler, kapalı gruplar ve davetler ile adminlere ulaşan oyuncuların yanı sıra, görev olarak diğer oyuncuları bulanlar da var.
Sosyal medya siteleri güvenlik için bu linkleri ve grupları ne kadar çok kapatsa da yeniden çıkmalarını engellemek ve anında kapatmak neredeyse imkansız. Yeni admin ve oyuncular katıldıkça daha hızlı ve uzağa yayılıyor.
Internet çocuk güvenliği uzmanı Jonathan Taylor, İngiltere’de 3. Sınıf öğrencilerinin bile bu oyundan haberi olduğunu söyledi. “Geçen hafta bir ilkokuldaydım ve 3. Sınıf bir öğrenci bana mavi balinayı sordu.” diye belirtti.
“İlkokul öğrencileriyle mavi balina hakkında konuşmuyoruz ama çoktan biliyorlar. Sınıfa bunu bilen başka kimler olduğunu sorduğumda 20 öğrenci el kaldırdı…” “Tam olarak ne hakkında konuştuklarını kavrayamayabilirler ama bir çocuğun merakı… Bu internete girip neler yapabileceklerini denemeleri için yeterli”
Bir başka ilginç kaynak ise Radio Free Europe’ ta çalışan bir gazetecinin araştırma amaçlı oyuna girişinden elde edildi. Oyuna giriş konuşmasının kayıtları aşağıda verilmiştir:
Oyuncu: Oyunu oynamak istiyorum.
Admin: Emin misin? Geri dönüşü yok.
Oyuncu: Evet. Bu ne demek? Dönüşü yok?
Admin: Oyuna başlarsan çıkamazsın.
Oyuncu: Hazırım.
Admin: Her görevi olabildiğince özenle bitir ve kimsenin bilmesine izin verme. Görevi tamamlayınca bana bir fotoğraf gönder. Oyunun sonunda öleceksin. Hazır mısın?
Oyuncu: Peki oyundan çıkmak istersem?
Admin: Tüm bilgilerine sahibim, senin için gelirler.
Bu konuşmadan sonra gazeteceyi verilen ilk görev oyun hashtaglerinden biri olan “ F58”i keserek koluna yazmaktı. Gazeteci fotoshoplanmış bir resimle admini kandırmaya çalıştı ama işe yaramadı. Bağlantıları kapandı.
 
Neler Oldu?
Inline image 5
12 yaşındaki Elya Davydova, 2015 Noel gününde 14 katlı bir apartmandan ölümüne atladı. Elya’nın annesi ancak bu noktadan sonra parçaları bağlamaya başladı. Elya’nın gece gizlice internete girdiğini ve “Beni 4.20de uyandır” adında bir gruba üye olduğu öğrendi. Grup kapatılamdan önce çeyrek milyon üyesi vardı. Ölümünden kısa süre önce Elya bir telefon aldı ve evden acele ile çıktı. Bir daha dönmedi. Gelen aramanın adminden olduğu tahmin ediliyor. Elya’nın ölümünden sonra annesi bir genç taklidi yaparak bu gruplara girmeye başladı. Bu gruplardan birinde “gruptan kesilmek” deyişinin intihar etmek anlamına geldiğini öğrendi. Daily Mail’e verdiği bilgiye göre grup üyeleri saat, gün ve yer olmak üzere intiharlarının bilgilerini görev olarak alıyorlar. Gruptaki bazı kişiler bundan haberdar olabiliyor, dolayısı ile grupları takip ederek bu girişimleri durdurmak mümkün olabilir.
Inline image 6 Inline image 7
17 yaşındaki Rina Palenkova, 2015 sonunda trenin önüne atlamadan dakikalar önce bu fotoğrafı internette paylaştı. Seri halinde gönderdiği ürkütücü fotoğrafların yanında durum olarak basitçe “Güle güle” şeklinde bir gönderi bıraktı. Rina’ın ölümünden sonra gruplar içinde bu fotoğraflar yayılarak modalaştırıldı ve yüzü yarım kapatmak sembolikleşti. Sağdaki fotoğraf bu gruplardan birindeki oyuncuların tanışmalarından sonraki gönderileridir.
Inline image 8
15 yaşındaki Yulia Konstantinova ve 16 yaşındaki Nika Volkova, 2017’de beraber 14 katlı bir binadan atladılar. Ölümleri geçmiş davalardan edinilen bilgiler sayesinde Mavi Balina’ya çok daha hızlı bağlandı. Ölmeden hemen önce Yulia, instagram’a bir mavi balina resmi gönderdi ve VK hesabında durumunu “son.” olarak değiştirdi. Nika da benzer bir durum gönderdi: “Tüm hisler kayboldu… Son.”
Bunlar sadece kanıtlanıp kapanmış vakalar olmakla beraber, sadece bilinen bini aşkın mavi balina intiharı var. Bilinmeyen ve bağlanmayanların olması da kesin, çevrimiçi gruplar kalabalık ve insanlar adminlere ulaşmak için uğraşıyor.
Inline image 9Inline image 10
Kayıpların çoğu kaynağı Rusya olması sebebi ile şu ana dek Rusya da olmasına rağmen hemen her ülkeden ihbarlar ve vakalar çıkmaya başladı. Türkiye dahil olmak üzere. Büyük ihtimalle Mavi balina oyununda ölen ve soruşturmaları devam eden sayısız çocuk var.
En korkutucu yani ise her yerden ulaşılabilmesi, teknik olarak yasaklanıp kapatılamaması ve yayılmaya devam etmesi. Son yıllarda Türkiye ve Dünya’da popülerleşmesi aslında tehlikeyi arttırıyor. Aşağıda son yılın Mavi Balina için google arama Türkiye ilgi grafiğini görebilirsiniz:
Inline image 11
 
(Çocuklarını kaybeden ailelerden biri ile yapılan röportajı görmek isterseniz: https://youtu.be/qsC7R8fUy6M)
SAYFA İÇERİĞİ BİLGİLENDİRME AMAÇLIDIR. LÜTFEN BU TARZ SORUNLAR YAŞIYORSANIZ HEKİMİNİZE DANIŞINIZ.
Kaynaklar

D Vitamini ve Şizofreni

Şizofreni psikotik hastalıkların başında gelen ve tüm toplumun yaklaşık %1’ini etkileyen bir hastalıktır . Mental …

PSİKOTİK BOZUKLUKLAR VE HASTA YAKINLARINA ÖNERİLER

Psikoz, kişiyi gerçeklerden yani dış dünyadan koparıp, düşünce, idrak, konuşma ve davranış problemleri gösterebilen …