Kategori: Depresyon

BİPOLAR BOZUKLUK ve İLAÇ DOZ ATLAMALARININ ETKİSİ

Bipolar Bozukluk eski ismiyle manik depresif hastalık, ikiuçlu bozukluk olarak bilinen bir duygudurum bozukluğudur. Bipolar bozukluk tanısı alan kişi yaşamı boyunca mani, depresyon, hipomani ve karma dönem gibi çeşitli hastalık dönemleri geçirebilir.

Bipolar Bozuklukta, hastaların  ilaç kullanımına uyum sağlayamaması ciddi tedavi aksamalarına ve sorunlara neden olmaktadır.

Yapılan araştırmalara göre bipolar tanısı almış hastaların %64 ünün ilaçlarını düzenli olarak almadıkları belirlenmiştir. Ancak aynı çalışmalar bipolar bozukluğun tekrar eden ataklarının en önemli nedeni düzensiz ilaç kullanımı olduğunu göstermektedir.

Hastaların ilaçlarını kullanmama sebepleri çoğunlukla hastalığı inkar etmek, tanıyı reddetmek, bir daha hiç atak geçireceğini düşünmemek , ilaç yan etkilerinden çekinmek, ilaç kullandığının bilinmesini istememek ve damgalanma korkusu, aile ve çevrenin eleştirileri ve günlük ilaç kullanımından sıkılma,iyileştiğini ve artık ilaca ihtiyacı olmadığını düşünmedir.

İlaç kullanmama yada düzensiz ilaç kullanımının en önemli sebebi yetersiz bilgilenmedir. iyi bir doktor ve klinik izlemi,  Psikoeğitim ve terapi yöntemleri ilaç kullanımındaki düzensizlikleri önler.

(2018 , Uluslararası Bipolar Bozukluk Dergisi )  241 Bipolar Bozukluk tanısı alan hasta grubunda yapılan bir çalışmada hastaların  ilaçlarını 3 gün ve üzeri eksik aldıkları durumlarda, hatta tek günlük ilaç almama durumunda bile günlük duygudurumlarında ciddi bozulmalar rapor edildi. Depresif gün yüzdesinin düzenli ilaç alımına oranla ciddi artış gösterdiği gözlendi.

Yapılan araştırmalara göre tek günlük ilaç atlamalarının aynı zamanda düzenli ilaç kullanımı üzerinde de olumsuz etkilerinin olduğu iletildi.

Bipolar Bozukluğu olan hastaların tedavisinin asıl amacı ilaç kullanımı ile yaşam standartlarının ,hastalık ataklarının azaltılarak veya ortadan kaldırılarak iyileştirilmesidir. Bu nedenle ilaca uyum oldukça önemlidir. İlaç yan etkilerinin iyi izlenmesi , rutin kan tetkiklerinin düzenli aralıklarla izlenmesi, tedaviye yan etkileri azaltacak ilaçların eklenmesi, hastanın yan etkiler konusunda bilgilendirilmesi gerekmektedir.

Hastaların ilaçlarını kendi kendilerine kesmeleri , değiştirmeleri, doz değişiklikleri yapmaları tehlikeli sonuçlar yaratabilir.

Yapılan araştırmalara göre 5 yıllık ataksız dönem geçiren hastaların bile ilaçlarını kestiklerinde ataklar tekrar edebilmektedir.Bipolar bozukluğu olan hastaların ilaçlarını düzenli almaları yanında stresten uzak kalmaları, uyku düzenlerini bozmamaları, alkol ve madde kullanımından olabildiğince kaçınmaları, günlük yaşamlarını düzenlemeleri, acil durumlarda destek alabilecekleri bir plan geliştirmeleri gerekmektedir.Hastaların ve yakınlarının manik ve depresif atak belirtileri hakkında bilgilendirilmesi ve uyanık olmaları oluşabilecek ciddi problemleri önlemek için oldukça değerlidir.

Sayfa içeriği bilgilendirme amaçlıdır.Tanı tedavi ve diğer sorularınız için lütfen hekiminize başvurunuz.

Bipolar Bozukluk ve D vitamini eksikliği

D vitamini;

metabolizmada görev yapan bir çok enzim ve proteinlerin yapısına girerek biyolojik olayların düzenlenmesini sağlar. Kişi bir vitamini yeteri kadar alamadığı taktirde bazı bozukluklar gözlemlenir. Yine fazla miktarda vitamin alınmasıda metabolizmada problemlere yol açar.

D vitamini, ince bağırsaklardan kalsiyum emilimi ve bir hormon olarak kemik mineralizasyonu ve metabolizmasında, nöromüsküler fonksiyonlarda ve kalsiyum fosfor dengesinin düzenlenmesinde önemli görevlere sahiptir.Bu sebeple eksikliği metabolizma için oldukça önemlidir.D vitamini, hormon benzeri fonksiyonları olan bir grup steroldur. Yağda çözünen vitaminler grubunda incelenir.

D2 vitamini ve D3 vitamini bağırsaklardan emildikten sonra, D vitamini bağlayıcı proteinler vasıtasıyla dolaşıma geçer. D2 ve D3 vitaminlerinin metabolizması benzerdir. Yağda çözündükleri için yağ dokusunda, deri, karaciğer, bağırsak gibi birçok dokunun lipid bileşenlerinde yer alırlar.

bağlayıcı protein ile (DVBP)karaciğere taşınan D vitamini karaciğerde 25-hidroksilaz enzimi (CYP27A1) aracılığıyla 25-hidroksi vitamin D’ye (25(OH)D) dönüştürülmektedir.25-hidroksilaz enzimi D vitamini sentezindeki en önemli enzim olup, 25-hidroksi vitamin D, vücudun D vitamin düzeyi hakkında en iyi bilgi veren parametresidir.Ayrıca bipolar bozukluğa sahip gençlerde D vitamini bağlanma proteininin arttığı araştırma sonuçlarındandır.(Translasyonel Psikiyatri,Makale numarası:61(2018) )

başka bir çalışmada ise 118 bipolar bozukluğu olan hasta ve 202 şizofreni bozukluğu olan hastada D vitamini düzeyleri değerlendirilmiş, bipolar bozukluk, şizofreni hastalığı olan 320 hastada genel popülasyonuna göre D vitamini eksikliğinin 4,7 kat daha yaygın olduğu ileri sürülmüştür.

sayfa içeriği bilgilendirme amaçlıdır. Lütfen aile hekiminize danışınız.
Balıkesir Psikiyatri Depresyon Belirtiler Nedenleri ve Tedavisi

Depresyon Nedir?

Depresyon aslında bir ruh halini tanımlayan sözcüktür. Ancak aynı zamanda psikiyatrik bir bozukluğu tanımlamak amacıyla da kullanıldığından giderek bir hastalık adı halini almıştır. Bir kişi için depresyonda denildiğinde, bir çeşit ruhsal çökkünlük halinde olduğu anlaşılmaktadır. Gündelik yaşamda herkes zaman zaman kendini moralsiz, üzgün, mutsuz hatta karamsar hissedebilir.

Depresyon hastalığının gündelik olağan moral bozukluğu veya demoralizasyondan farkı kişinin sadece:
(1) duygusal olarak üzgün, mutsuz, kederli hissetmesi değil ama yanı sıra
(2) düşünce olarak durumuyla ilgili ümitsizlik, çaresizlik ve karamsarlık içinde olması, kendini bu durum içinde yetersiz ve değersiz olarak algılaması ve hatta intiharı çözüm olarak görmesi,
(3) davranış olarak kendini toplumdan soyutlaması, içine kapanması, giderek durgunlaşması, hiçbir şeyden zevk alamaması ve isteksizlik göstermesi ve
(4) bedensel olarak uykusunun ve iştahının bozulmasıdır.

Read more

OTİZM RİSKİ ANNENİN BAĞIRSAK FLORASI İLE BAĞLANTILI OLABİLİR Mİ ?

Virginia Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden (VA, ABD) araştırmacılar, hamile bir annenin bağırsak florasının, …

OMEGA 3 VE ERGENLERDE MAJÖR DEPRESYON ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA

Klinik psikiyatri dergisinde yayınlanan bir makaleye göre;  ergenlerde görülen majör depresyonda omega 3 takviyesinin …

OKULA HAZIRLIK

Yaz tatilinin bitmesi ve yeni bir eğitim öğretim döneminin başlamasıyla ailelerden gelen yoğun talep üzerine sık …