Etiket: <span>psikoloji</span>

Terör Saldırıları Sonrası Travmatik Stres

Terörizm, terör saldırlarındaki fiziksel yıkımın yanı sıra, vatandaşların içine korku ve çaresizlik yerleştirerek tehdit etmeyi de hedef alır. Amacı, her an her yerde karşılaşabilecekleri bir yıkım korkusuyla toplumu (veya devleti) rehin almaktır.

Bir terör eyleminin ardından, vatandaşlar genellikle akut stres ve travmayla başa çıkma yolları ararlar. Terörizm, insanın derinlerinde yatan çaresizliği ve bundan doğan korkuyu tetikler. Söz konusu vahşi saldırılar gelişigüzel ve kasıtlıdır ve çoğu zaman savunmasız insanları hedef alır. Normallik algısının çok ötesinde, adeta akıldışı görünen bu gerçekliğe maruz kalmak, korku, çaresizlik, savunmasızlık ve keder gibi duygularla sonuçlanabilecek bir dizi psikolojik vakayı tetikleyebilir. Read more

İRRİTABL BARSAK SENDROMU(İBS) VE PSİKİYATRİ

397145İrritabl barsak sendromu (İBS) dışkılama alışkanlığında değişiklik, karında şişkinlik hissi, gaz ve karın ağrıları ile giden bir fonksiyonel barsak hastalığıdır. Spastik kolon, irritabl kolon , müköz kolit gibi adlarla da bilinir. Depresyonla birlikteliği çok sık karșılașılır.Batı toplumlarının genel populasyonundaki İBS sıklığı çeșitli çalıșmalarda farklı ölçütlerin kullanılmıș olmasına da bağlı olarak %10 dolayında belirtilmiș olup kadınlarda erkeklere oranla iki veya üç kat daha sık gözlenmektedir; ancak Türkiye’de yapılan iki çalıșmada kadınlardaki sıklık %7,4 ve %12,4  olarak bulunmuștur.Genel dahiliye polikliniklerine başvuran hastaların %15 kadarını İBS oluştururken gastroenteroloji polikliniklereinde bu oran %40 lara kadar yükselebilmektedir. Depresyona İBS’nun sıkça eșlik etmesinin yanısıra İBS tanılı hastalarda da Major depresyon ektanısı oldukça yaygındır ve bu birliktelik kültürel farklılık göstermemektedir. İBS hastalarındaki depresyon  tanısının sıklığı %69 olarak saptanmıștır. Read more

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)

Değerlendirme ve Tanı Koyma Süreci

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), yedi yaşından önce en sık dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik ile kendini göstermeye başlayan nöropsikiyatrik bir bozukluktur. Çocuğun gelişimini, yaşamını, kişilerarası ilişkilerini, okul ve aile hayatını, akademik başarısını, arkadaşlık ilişkilerini olumsuz etkiler.

Özellikle çevremizden sık sık duymuşuzdur. ‘’Kıpır kıpır’’, ‘’Durdan sustan anlamıyor ve hiç yerinde durmuyor’’, ‘’Yaramaz’’ vb. Gerek aklına gelen her şeyi yapmak ve söylemek istemesi, gerek sokakta, okulda ve evde sürekli kendisinden yakınılması aslında DEHB için birer ipucudur ancak tanı koymak için elbette yetersizdir. Toplum içerisinde, ’’çocuğum çok hareketli kesin hiperaktif’’ veya ’’çocuğum hiperaktif dolayısıyla çok zeki’’ gibi önermelerin doğru olmadığını da belirtmekte yarar var. Read more

bipolar bozukluk tedavisi

Bipolar Bozukluk Nedir?

Bipolar bozukluk veya Manik Depresif Hastalık (daha da eski ismiyle manik depresyon), bütün dünyada her 50-65 kişiden birini etkileyen bir bozukluktur. Bipolar Bozukluğu olan kişi, sıklıkla duygudurumunda aşırı yükselmeler (mani), çöküşlere (depresyon) ve çoğu zaman aralarda normal duygudurum dönemleri bulunan dalgalanmalar yaşar. Burada anlatılan tipik bir tablo olmakla birlikte, kişi büyük farklılıklar görülebilmektedir. Read more

çocuk psikiyatrisi

Ergen ve Çocuk Psikiyatrisi

Ergenlik Dönemi Sorunları

Ergenlik çağı 12 yaş sonrası dönemde başlayan genellikle aile ile çatışmalarının olduğu bir dönem olarak bilinir. Bu dönemde görülen pek çok sorun hastalık değildir ancak ani, uzun süren ve ergeni okul ve aile çevresinden uzaklaştıran değişimler dikkatle izlenmelidir. Gençlik dönemi şizofreni gibi bazı psikiyatrik hastalıkların başlama yaşıdır. Ailelerin ergenlik dönemi sandıkları bazı değişiklikler bu hastalıkların belirtileri olabilir. Öğrenci seçme sınavı nedeniyle strese bağlı olarak psikiyatrik sorunlarda belirgin artış görülmektedir. Çekingenlik, sınav kaygısı, kimlik bocalamaları bu yaşta karşılaşılan ve psikiyatrik yardımla çözülebilecek sorunlardır. Çocuğunuzda gözlediğiniz bir değişimle ilgili çevreniz ve okul öğretmenleri de benzer gözlemler yapmışsa ve sorun zamanla çözülmüyor hatta artıyorsa mutlaka yardım alın. Bu alanda; Okul Rehberlik Öğretmenlerinden, Aile Hekimlerinden, Psikiyatrik Uzmanları veya Çocuk ve Ergen Psikiyatri Kliniklerinden yardım alabilirsiniz. Read more

anksiyere depresyon okb psikotik rahatsızlıklar

Sık Karşılaşılan Psikiyatrik Hastalıklar

OKB ( Obsesif Kompulsif Bozukluk)

Çevresinde “çok titiz, aşırı temiz” diye adlandırılan pek çok insanda obsesif kompulsif kişilik özellikleri vardır. Bu kişiler pek çok takıntılı düşünceye sahip olabilir. Bu takıntılar;
Temizlik (el yıkama, ev temizliği vb.)
Düzen (kendi ev-iş düzeninin bozulmaması, oda ve masa üstünün değişmemesi vb.)
Simetri (çerçeve vb. düzeltme)
Kontrol (tüpü kapattım mı, kapıyı kilitledim mi?)
Düşünce (küfür eder miyim, zarar verir miyim vb.) tarzında olabilir.
Halk arasında “vesvese, evham” denen bu hastalık kesinlikle tedavi edilebilmektedir.
Kişiler engel olamadıkları bu ısrarlı düşünceler nedeniyle çok sıkıntı yaşarlar. Bu sıkıntı aile ve iş çevrelerine de yansır ve verimliliklerini etkiler. OKB kendiliğinden geçmez ancak tedaviye iyi yanıt verir.Günümüzde obsesyonlar için ameliyatlar bile geliştirilmiştir. Bu tip takıntı, düşünce ve hareketleriniz varsa mutlaka Psikiyatri Uzmanına başvurunuz. Read more

sınav kaygısının biyolojik sebepleri ve belirtileri

Sınav Kaygısı Biyolojik Nedenler ve Belirtiler

Sınav kaygısı; öğrenilen bilginin sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan “yoğun kaygı” olarak tanımlanabilir. Psikiyatrik tedavi son derece etkili ve güvenilir bir çözümdür. Aile hekimi ve rehber öğretmenden başlayarak sorunları çözmek en akılcı yöntemdir.

Her psikiyatrik ilaç bağımlılık yapmak, bu konudaki yanlış anlaşılmalar tedavinin alınmasını engellemekte veya geciktirmektedir.

Zamanında müdahale ile dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun, öğrenme bozuklukları ve sınav kaygısının önüne geçilebilir. Sorunlar daha kolay ve daha az zarar ile atlatılabilir.

Sınav Kaygısının Biyolojik Nedenleri

Çoğu kişiye göre çocuklarımızın sınav başarısızlığı “çalışmamasından” kaynaklanmaktadır. Oysa başka nedenleri olabilir. Öncelikle beyin organik bir yapıdır. Yapı taşları eksikse iyi çalışamaz. Hormonlar, vitaminler, kan şekeri değişiklikleri, EEG’de dalga bozuklukları gibi pek çok bozukluk ve eksiklik beynin işlevini etkiler.

Kaygı bozukluklarının ve dikkat eksikliğinin temelinde tiroid hormonlarındaki düzensizlikler, düşük demir düzeyi, B12 vitamini ve folik asit eksiklikleri, D3 vitamini eksiklikleri gibi pek bir çok biyolojik neden yatabilir.

Bu kan tahlillerinin çoğu aile hekimince yapılabilir. Diğerleri hastanenin çocuk, dahiliye, nöroloji, psikiyatri ve çocuk-ergen psikiyatri bölümlerinde yapılabilir. Kaygı bozukluklarının tedavisinde olduğu gibi sınav kaygısı ve dikkat eksikliğinin tedavisinde de öncelikle altta yatan biyolojik nedenler araştırılmalı ve tedavi edilmelidir.

Sınav Kaygısı Belirtileri

  • Mide ve bağırsak rahatsızlıkları, gaz, ishal, kabızlık atakları
  • Terleme
  • Kalp atışlarında hızlanma
  • Ellerde titreme
  • Solunum sayısında artma
  • Ağız kuruluğu
  • Nefes alıp vermede güçlük yaşama
  • Baş dönmesi
  • Yorgunluk ve bitkinlik belirtileri
  • Uyku bozuklukları
  • Kusma
  • Uyuşma
  • Bayılma
  • Kas yorgunlukları, kasılmalar
  • Yoğun endişe, ümitsizlik, suçluluk duyguları
  • Ağlama ve panik nöbetleri, öfke patlamaları
  • Yetersizlik duygusu
  • Okula ve sınava gitmekten kaçınma
  • Yeme bozuklukları, iştah değişiklikleri
  • Ders çalışmayı sürekli erteleme, sınavlara girmeme
  • Ders çalışmayı bırakma, sınavı yarıda bırakma

Çocuğunuz bu belirtileri yaşıyorsa, kaygı düzeyi; hem performansını hem de genel sağlığını etkileyecek düzeye gelmiş diyebiliriz.

Sayfa içeriği bilgilendirme amaçlıdır. İlk adım olarak aile hekiminize danışabilirsiniz. 

Stres Nedir? Mücadele Yöntemleri Nelerdir?

Sınav Kaygısı

Sınav Kaygısı

Sınav kaygısı; öncesinde öğrenilen bilginin sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine neden olan “yoğun kaygı” olarak tanımlanabilir. Öğrenilenlerin belli bir amaca yönelik kullanılabilmesi sınavdaki başarıyı ortaya koyar. İnsanın başarısının en iyi olduğu durum, onun o alanda var olan birikiminin tümünü kullanabildiği durumdur. Ancak çeşitli nedenlerle gencin bilgi ve emeğinin, başarıya dönüşmesi zaman zaman güçleşir. Bu etkenlerin en önemlisi psikiyatrik nedenlerle oluşan “kaygı”dır

Öyleyse herhangi bir alanda başarılı olabilmek için, kaygı yaşamamak mı gerekir?

Hayır. Her duygu gibi kaygıda kişinin, yaşamını sürdürebilmesi ve yaşamdan doyum olabilmesi için gereklidir. Öyleyse amaç, kaygıya yenik düşmemek ve yaşanılan kaygıyı belli bir düzeyde tutarak onu kendi yararımız için kullanmaktır.

Kaygımız yükseldiği anda bedenimiz bazı sinyaller gönderir. Kalp atışlarında hızlanma, terleme yada üşüme, yorgunluk, solunumda güçlük, titreme, mide, baş ağrısı bunlardan bazılarıdır. Böyle durumlarda kullanacağımız bazı yöntemler kaygının başa çıkılabilir düzeye inmesi için bize yardımcı olabilir.

Çocuğumuzun sınav kaygısı yaşadığını nasıl anlayabiliriz?

Sınav kaygısı yaşayan gençlerin gösterebileceği belirtileri dört ana grupta inceleyebiliriz:

Zihinsel Belirtiler: Dikkat dağınıklığı, konsantre olamama, sınavın sonucu ,le ilgili olumsuz öngörülerde bulunma(“olmayacak”, “kazanamayacağım” gibi)

Duygusal Belirtiler: Gözlemlenebilir düzeyde huzursuzluk, endişe, sinirli bir birey haline gelme, kolaylıkla ağlama, korku, çaresizlik, panik.

Davranışsal Belirtiler: Sınavlardan kaçınma, sınav sonrası dona kalma, kusma, titreme.

Fiziksel Belirtiler: Baş ağrısı, ağlama, sabahları kendini yorgun ve halsiz hissetme, uyumakta zorlanma, mide ve bağırsak sistemine ait sıkıntılar, iştahsızlık, bulantı ve kusma, kalbin hızlı çarpması, ellerin soğuk ve terli olması.

Tüm bunlara ek olarak öğrencinin başarı düzeyindeki dalgalanma yada ani düşüşler veya sınav dışında yüksek başarı gösterirken sınavda düşük başarı gösterme

Peki ne yapmalıyız?

Sınav kaygısının oluşumu düşüncelerimizle, aklımızdan o sınav ile ilgili olarak geçirdiklerimizle ilişkilidir. Dolayısıyla sınav kaygısı ile başa çıkmanın ilk bölümü sınava zihinsel bir hazırlık yapmaktır. Bu hazırlığı basamaklara ayırabiliriz.

Sınav kaygısıyla başa çıkmanın yolları nelerdir?

  • Düşünce ve inançları sorgulamak.
  • Gerçekçi olmayan düşünme alışkanlıklarını farklı bir gözle yeniden değerlendirmek.
  • Nefes alma egzersizleri
  • Gevşeme egzersizleri
  • Bilişsel davranışçı terapi yöntemleri
  • Eğer bedensel bulgular(kusma,titreme,çarpıntı gibi) ön plandaysa kısa veya uzun vadeli ilaç desteği gerekebilir.

Bilişsel davranışçı terapi nedir?

Bilişsel Davranışçı Psikoterapi en genel tanımıyla; kişinin içinde bulunduğu durum yada karşılaştığı probleme karşı davranışlarını değiştirerek aynı zamanda da olayın neden ve sonuçlarına karşı yaptığı tek yönlü bakış açısını farklılaştırarak çözüm üreten bir terapi modelidir.

Sınav kaygısında psikiyatrik tedavi

Sınav kaygısında olumsuz düşüncelere eşlik eden bir takım fiziksel belirtiler vardır. Sınav kaygısının fiziksel belirtileri ile başa çıkmada en önemli yöntem gevşeme egzersizleridir. Bu egzersizleri öğrenmenin ve sistematik olarak uygulamanın kaygıyı azaltmada etkili olduğu araştırmalar tarafından da desteklenmektedir. Bu egzersizlerin amacı, zihnin beden üzerindeki denetimini arttırmak, gerginlik ve gevşeme durumları arasında farkı göstermek ve kaygı nedeni ile oluşan gerginlik esnasında nasıl gevşeyebileceğinizi öğretmektir.

Sınav kaygısı ile başa çıkmada etkili olan bireysel önerilerimizi uygulamanıza rağmen henüz istediğiniz gibi bir gelişme gözlemleyemiyorsanız; profesyonel yardım almak doğru olacaktır. Bir ruhsal bozukluk ortaya çıkması (depresyon anksiyete bozukluğu, uyku bozukluğu vs.) ruhsal belirtilerden dolayı işlevselliğin bozulması, kaygıyla başa çıkmak için uygun olmayan yollar(aşırı uyku,alkol vs.) kullanma, davranışsal bozukluklarının görülmesi, psikiyatrik destek gereğinin başlıca göstergeleridir.Psikiyarik tedavi son derece etkili ve güvenilirdir. Aile hekimi ve rehber öğretmenden başlayarak sorunları çözmek en akılcı yöntemdir.

“Kaygınız Sizi Kontrol Etmesin, Siz Kaygınızı Kontrol Edin”

Sayfa içeriği bilgilendirme amaçlıdır. İlk adım olarak aile hekiminize danışabilirsiniz.