Sosyopat mı psikopat mı?

Kaynak : www.gizlipsikopat.com

Psikopati farklı isimler almış bir bozukluktur. İlk kez 1801’de Philippe Pinel tarafından “sabuklanmasız delilik” olarak adlandırılmıştır. 1835’te İngiliz psikiyatrist J. C. Prichard “ahlaki delilik” tanımını kullanmıştır. 1952’de DSM’de “sosyopatik kişilik bozukluğu” olarak tanıtılmıştır. 1980’de DSM’nin III. revizyonunda (ve halen) “antisosyal kişilik bozukluğu” kapsamında ele alınmıştır fakat bu bozukluk psikopatinin kişilik temelli semptomlarını açıklamaz. Psikopati alanındaki uzmanlar psikopatinin ASKB olduğunu kabul etmez. Buna göre her psikopat ASKB’dir fakat her ASKB psikopat değildir.

Sosyopati (sosyopat), psikopatinin aldığı isimlerden biridir. Sosyopatinin, psikopatiden bağımsız bir hastalık olarak değerlendirilebilecek bir ölçeği yoktur.

Psikopat terimi günlük dilde sıklıkla başka anlamlarda kullanıldığı için (özellikle sinema endüstrisi yüzünden) bu terimi kullanmaktan kaçınanlar olabilir. Aramızda yaşayan gizli, şiddet suçu işlemeyen ve sosyalleşmiş psikopatlar için “sosyopat” kelimesinin belki daha nitelikli bir tınısı vardır fakat zaten vahim ve çok az tanınan bir hastalıkta birkaç farklı terim kullanılması daha fazla kafa karışıklığına sebep oluyor.

Psikopatlar birkaç farklı türe ayrılabilir (“Birincil Psikopatlar,” “İkincil Psikopatlar” gibi). Birincil psikopatlar daha soğukkanlı ve organizeyken, ikincil psikopatlar daha saldırgandır ve korku-kaygı duygusunu kısmen daha fazla yaşarlar. Fakat ben yaptığım hiçbir ciddi okumada “sosyopat” olarak ayrıştırılmış bir türe rastlamadım.

Yanı sıra kimi uzmanlar narsisistik kişilik bozukluğu ve psikopatinin aynı bozukluğun bir spektrumdaki farklı uçları olduğunu iddia eder. Önem sırasına göre narsisistik-habis narsisistik-psikopatik sıralaması yaparlar. Psikopatinin, narsisistik kişilik bozukluğuyla benzer özellikler gösterdiği doğrudur. Psikopatlar yapısal olarak narsistiktir fakat her narsisist psikopat değildir. Bu bozuklukları ayrıştıran uzmanlar, kişinin her iki bozukluğa da sahip olabileceğini (komorbidite) söylerler ve psikopatiyi bağımsız olarak değerlendirirler. Buna göre psikopati de bir spektrumdur; kişi ne kadar çok psikopatik belirti taşıyorsa o kadar tehlikelidir.

Kaynak: http://aftermath-surviving-psychopathy.org/index.php/2011/12/09/262/

OTİZM RİSKİ ANNENİN BAĞIRSAK FLORASI İLE BAĞLANTILI OLABİLİR Mİ ?

Virginia Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden (VA, ABD) araştırmacılar, hamile bir annenin bağırsak florasının, …

OMEGA 3 VE ERGENLERDE MAJÖR DEPRESYON ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA

Klinik psikiyatri dergisinde yayınlanan bir makaleye göre;  ergenlerde görülen majör depresyonda omega 3 takviyesinin …

OKULA HAZIRLIK

Yaz tatilinin bitmesi ve yeni bir eğitim öğretim döneminin başlamasıyla ailelerden gelen yoğun talep üzerine sık …