BLOG

Alzheimer Hastalarının Bakımı

alzheimer-hastalarinin-bakimiHastalığı tümüyle ortadan kaldıran bir tedavi ortaya çıkana kadar Alzheimer hastalarının bakım gereksinimleri devam edecektir. Mevcut verilere göre, yaklaşık her 10 aileden birinin Alzheimer hastası olan bir akrabası bulunmaktadır. Büyük çoğunluğu evde yaşayan Alzheimer hastalarının bakımı genellikle tam gün ya da kısmi olarak aile üyeleri tarafından yapılmaktadır.

Hasta bakımı birçok zorluğu birlikte getirir. On yıldan uzun sürebilen yavaş ve önceden kestirilemeyen kötüleşme hızı hasta yakınının sabırlı, anlayışlı, sevecen ve çoğunlukla da yaratıcı olmasını gerektirir. Bakımın en önemli yönlerinden biri Alzheimer hastasının halen hoşlanmakta olduğu şeylere odaklanmaktır. Yeti kayıpları ve davranış problemlerinin etkilerini azaltmaya yönelik yolların öğrenilmesi hastalığın güçlükler yaratan bazı yönlerinden kaçınılmasına yardımcı olabilir.

Alzheimer hastaları arasında belirtiler ve hastalığın ilerleme hızı farklılık gösterir. Bu nedenle, bakım teknikleri her hastanın durumuna göre uyarlanmalıdır. Hasta bakımı konusunda, uyarlanabilecek bazı ipuçları şunlardır:

• Hatırlatıcı araçların kullanılması:
Hatırlatıcı araçların kullanılması hastanın bağımsızlığını sürdürmesine yardımcı olabilir. Günlük etkinliklerin, aranabilecek telefon numaralarının ve bir fincan çay yapmak ya da telefon etmek gibi basit işlerin nasıl yapılabileceğine ilişkin talimatların yazıldığı bir liste hazırlanabilir.

• Düzen kurulması:
Huzurlu ve istikrarlı bir ev ortamının oluşturulması davranışsal sorunları azaltır. Yeni durumlar, gürültü, kalabalık, hatırlamaya zorlanmak ya da zor bir işin yapılmasının istenmesi hastada huzursuzluk yaratabilir. Hastanın huzursuzluğu arttıkça, açıkça düşünebilme yetisi de bozulacaktır.

• Ev dışında amaçsızca gezinmenin izlenmesi:
alzheimer-hastalarinin-bakimiAmaçsızca gezinme sık karşılaşılan bir sorundur. Telefon numarasının da yer aldığı “Evi Ara” yazan bir cep kartı yararlı olabilir. “Hafıza Bozukluğu”, telefon numarası ve hasta ismi yazan bir bileklik takılması da iyi bir yaklaşım olabilir. Bazı uzmanlar hastanın, bakımı üstlenen kişiler tarafından uzun günlük yürüyüşlere çıkarılmasının amaçsızca gezinmeyi azalttığına inanmaktadır.

• Gece yatma düzeni oluşturulması:
Davranışlar genellikle geceleri kötüleşir. Sakinleştirici ve televizyon, bulaşık ve konuşma gürültülerinden uzak bir yatma düzeni oluşturulması önemlidir. Yön bulma bozukluklarını önlemek için gece lambası yakılması yararlıdır. Gün içinde kafein alımının sınırlanması, şekerlemelerin azaltılması ve egzersiz yapılması gece ortaya çıkan huzursuzlukları azaltabilir.

• İletişimin geliştirilmesi:
Alzheimer hastasıyla konuşurken görebileceği bir yerde durmak ve dikkatini çekmek için koluna ya da omuzuna dokunmak yararlı olacaktır. Hastayla basit cümleler kullanarak yavaş bir tempoda konuşulmalıdır ve hasta yanıt vermeye zorlanmamalıdır. Bir seferde tek bir şey söylenmelidir. Bir şey söylerken jestler ve nesneleri göstermek gibi ipuçları kullanılmalıdır. Sorular sormaktan ve zor seçimler yapmaya zorlamaktan kaçınılmalıdır.

• Güvenli bir ortam yaratılması:
Ev ortamı güvenli ve bildik bir hale getirilmelidir. Düzensizlikten kaçınmak ve düşmeleri önlemek için, mobilyalar hep aynı yerde tutulmalıdır. İlaçlar, alkollü içecekler, silahlar, zehirli maddeler, tehlikeli araçların durduğu dolaplar kilitli tutulmalıdır. Elektrik çarpmasını önlemek için elektrikli aletler banyoda tutulmamalı, yanıkları engellemek için su ısıtıcıları 50 °C’nin üzerine çıkarılmamalı ve düşmeleri önlemek için pencerelere parmaklık taktırılmalıdır.

• Egzersize teşvik edilmesi:
Alzheimer hastalarında egzersiz birçok yarar sağlar. Egzersiz, olağan yararlarının yanı sıra hasta ve hasta yakınını bir araya getirmek açısından da çok önemlidir. Egzersizin başlıca yararları arasında kas gücünün artırılması ve kalp-damar sağlığı yer almaktadır. Ayrıca, depresyon belirtilerinin azaltılması, hareket becerilerinin korunması ve sakinleştirici bir etki yaratması açısından da yararlı olabilir. Bunun ötesinde, egzersiz gücün, esnekliğin ve dengenin korunmasını sağlayarak düşmeye bağlı ciddi yaralanmaların azaltılmasına da yardımcı olabilir.

Kaynak için tıklayınız 

Sayfa içeriği bilgilendirme amaçlıdır. İlk adım olarak aile hekiminize danışabilirsiniz. 

Write a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

OTİZM RİSKİ ANNENİN BAĞIRSAK FLORASI İLE BAĞLANTILI OLABİLİR Mİ ?

Virginia Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden (VA, ABD) araştırmacılar, hamile bir annenin bağırsak florasının, …

OMEGA 3 VE ERGENLERDE MAJÖR DEPRESYON ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA

Klinik psikiyatri dergisinde yayınlanan bir makaleye göre;  ergenlerde görülen majör depresyonda omega 3 takviyesinin …