Ruh sağlığı uzmanlarına

Kaynak : www.gizlipsikopat.com

Terapistlere işlerini öğretecek durumda değilim ama gerek kendi deneyimim, gerek araştırmalarım ve en önemlisi diğer kurbanların hikayelerinden öğrendiklerim sonucunda fikirlerimi paylaşacağım.

 Yaşadığım ani travmadan sonra terapiste gittim. Başıma gelenleri anlattığımda “evet o bir sadist olabilir ama onu neden hayatınıza soktunuz ona bakalım” cümlesiyle karşılaştım. Bugün iyileşmiş biri olarak söylüyorum: Bir psikopat kurbanına bundan daha ağır bir cümle söylenemez. Hayatıma tecavüz edilmiş, gururum kasıtla yerle bir edilmiş, saldırıya uğramıştım. Utanç, pişmanlık ve suçluluk duygusu beni neredeyse intiharın eşiğine sürüklemişti ve terapistin bu cümlesi beni daha da ezmekten başka bir işe yaramadı. Ne yaşadığımı anlamadı, acımı takdir etmedi. “Bu nedir? nasıl bir hastalık?” diye sorduğumda yanıt ver-e-medi ve epey yanlış tavsiyelerde bulundu. 

Bir psikopatın tacizine maruz kalmış insanın tecavüz ya da şiddet mağdurlarından bir farkı yoktur. Dahası dolaylı kötülükle baş etmenin uzun vadede daha da zor olduğunu düşünüyorum. Yasal olarak hakkınızı arayamazsınız ve çevrenin durumu tahayyül etmesi mümkün değildir. Öncelikle uzmanlar bunu takdir edebilmeli. Karşılarında bir canavar masalı anlatan insanın gerçeklik algısına saygı duymalı çünkü her psikopat deneyimi bir canavar masalıdır. Her “normal” insan böylesi bir saldırıdan sonra davranış bozuklukları gösterebilir, hezeyanlar içinde olabilir; terapist, danışanı etkileyen geçmiş dinamiklerden önce güncel olayın boyutunu anlayabilmeli. Zaten hemen hemen herkesin geçmişinde bir kişilik bozukluğu mağduriyeti var sanıyorum. 

Öncelikle şunu söylemek istiyorum: Bir psikopat kurbanına alışıldık yöntemlerle yaklaşamazsınız ve yönlendirmelerinize dikkat etmeniz gerekir. Ben içgüdülerim sayesinde başım daha da büyük belalara girmeden bu işin içinden sıyrıldım. Terapistimin “canınız nasıl istiyorsa öyle davranın” tavsiyesini dinleseydim başıma gelecekleri tahmin bile edemiyorum. Çünkü henüz bir psikopatla karşı karşıya olduğumun ve beni bekleyen tehlikelerin farkında değildim. Psikopat kurbanı, canının istediği gibi davranamaz, çok tedbirli olması ve korunması gerekir.

Teşhis koymanın etik olmadığını biliyorum. Ama bir kurban için neye maruz kaldığını bilmek önemli. Psikopatla olan deneyiminde kurbanı en çok dehşete düşüren şey başından beri kandırılıyor olduğunu anlamaktır. Ve dahası kurban bu insanın neden kendisine kasıtlı kötülük yaptığını, daha da kötüsü neden pişman olmadığını anlayamaz. Bunu anlamak ve kabullenmek bir kurban için iyileşmenin ilk adımıdır, bana göre. Psikopat kurbanına “siz niye izin verdiniz” demek, tecavüze uğramış birine “neden etek giydiniz” demek gibidir. Kurban dolandırıldığı için zarar görmüştür ve bu bir saldırıdır.

Hiç kimse kendisine tecavüz edeceğini bildiği bir insanı iradeyle hayatına sokmaz. Psikopatın, kişinin karakterinde hangi boşlukları bulup içeri sızdığı, kişinin psikolojik yapısını güçlendirme kısmı elbette çok önemli. Ama önce kurbanın, bu saldırının onun suçu olmadığı konusunda teskin edilmesi gerekir. Çünkü normal insanların dünyasında “karşılıksız kötülük” yoktur; her insan bir canavarlığa maruz kaldığında sebep arar ve empatik olanlar mutlaka kendilerinin bir yanlış yaptıklarını düşünerek suçluluk duygusu altında ezilirler. Bu yüzden bir psikopat kurbanının duyması gereken ilk şey “bu sizin suçunuz değil”dir.

Tabii bunu yapabilmek için öncelikle uzmanların kişilik bozukluklarını ve psikopatiyi tanımaları gerekiyor. Pek çok uzman antisosyal kişilik olarak tanımladıkları ve klinikte karşılaştıkları suç işlemiş psikopatları tanıyor ama kendilerinin de hiç farkına varmadan hoş beş sohbet edebildiği sosyalleşmiş psikopatlardan habersizler. Ya da sosyalleşmiş psikopatların potansiyel tehlikelerinin pek farkında değil gibiler. Tamamen şahsi fikrim: kişilik bozukluklarını ve psikopatiyi iyi tanımayan uzmanların danışanlarına hayırları olacağına inanmıyorum. Tersine, bir psikopat kurbanına yanlış yaklaştığınızda -henüz yeni saldırıya uğramış bir insana “onu hayatınıza sokma nedenlerinize bakalım” demek, haykırışlarını kişilik özelliklerine bağlı hezeyanlar olarak yorumlamak gibi- danışanı kaçırabilir, yalnızlaştırabilir, özgüvenini yerle bir edebilir ve sarsabilirsiniz. Kişinin hayatına bir psikopat girmesi ve yaşadığı mağduriyet elbette tesadüf değil ama sanırım iyi bir terapist sıranın o noktaya ne zaman geleceğini biliyor olmalı.

Psikopatiyi tanımayan bir uzman, kırmızı bayrakları anlayamadığı için danışanını koruyamaz. Pek çok insan psikopat tarafından kandırılan terapistlerden (özellikle çift terapilerinde) ve terapistlerinin kendilerine inanmadığından şikayet ediyor. Terapiye giderek manipülatif yeteneklerini artıran, terapistleri de kandıran psikopatlar var. Bizzat şahidim. Hiçbir uzman kandırılmayacağını düşünmemeli; zeki bir psikopat için bu çocuk oyuncağıdır.

Özellikle grup terapilerinde bu tip insanlar diğer danışanların iyileşme sürecini de baltalayacakları için çok tehlikeli olabilir. Çoğunlukla siz ne olup bittiğini anlayamadan psikopat vereceği zararı vermiş olur. Yine insanlara “boş ümitler” vermemek konusunda terapistlere çok iş düşüyor; hayatını kötücül, empati yoksunu insanlarla geçirmek zorunda olanların -özellikle aile bireyleri- bu insanların düzelmeyeceği konusunda uyarılmaları gerekir. Böylece boşa harcanmış, duygusal çöküntülerle geçen bir hayata engel olma şansı olur.

Böylesi tehlikeli kişiliklerle karşı karşıya olan bir danışanın korunmaya ihtiyacı vardır; kimi zaman, psikoterapide tercih edilmeyen, doğrudan yönlendirme şart olabilir. Psikopatla deneyim kişilerarası kuralların çok dışındadır ve verilmesi gereken ilk tavsiye kesinlikle “kaçmak”tır. Psikopatla baş etmenin başka hiçbir yolu yok. Psikopattan kaçma şansı olmayan (psikopat ebeveynleri, ortak çocuk sahibi olmak gibi) insanlara da kendilerini nasıl korumaları gerektiğiyle ilgili yardımcı olmak gerekir.

Borderline, narsisizm, bipolar vb… bozukluklar sürekli konuşuluyor. Psikopati? Böyle bir site hazırlamak benim işim olmamalıydı. Yurtdışındaki örneklerine göre Türkiye’deki ruhsağlığı uzmanlarının genel olarak kişilik bozukluklarıyla ilgili koruyuculuk ve sosyal bilgilendirme konusunda çok zayıf olduğunu görüyorum.

Uzmanlara rica ediyorum, çok “profesyonel” olmayın. Söz konusu ruhsağlığıysa profesyonellik ve faydasızlık arasında ince bir sınır var. Psikopati yaygın ve tehlikeli bir bozukluk. Bu bozukluğu tanımak istiyorsanız profesyonel araştırmalar kadar kurban hikayelerine bakın. Hiçbir uzman psikopatinin ne demek olduğunu kurbanlardan daha iyi anlayamaz.

OTİZM RİSKİ ANNENİN BAĞIRSAK FLORASI İLE BAĞLANTILI OLABİLİR Mİ ?

Virginia Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden (VA, ABD) araştırmacılar, hamile bir annenin bağırsak florasının, …

OMEGA 3 VE ERGENLERDE MAJÖR DEPRESYON ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA

Klinik psikiyatri dergisinde yayınlanan bir makaleye göre;  ergenlerde görülen majör depresyonda omega 3 takviyesinin …

OKULA HAZIRLIK

Yaz tatilinin bitmesi ve yeni bir eğitim öğretim döneminin başlamasıyla ailelerden gelen yoğun talep üzerine sık …