Psikopatı tanımak

kaynak: gizlipsikopat

 (“Yanı Başınızdaki Sosyopat” kitabından alıntıdır, redaksiyon gizlipsikopat.com’a aittir)

Martha Stout,

 

Hiç vicdan sahibi olmadığınızı hayal edin, hem de hiç, eğer başarabilirseniz… Ne yaparsanız yapın, asla suçluluk veya pişmanlık duymadığınızı; başkalarının, arkadaşlarınızın ve hatta aile fertlerinin iyiliği için duymanız gereken kaygıların sizi hiçbir şekilde kısıtlamadığını hayal edin. Ne kadar bencil, tembel, zarar verici veya ahlaksız davranmış olursanız olun, tüm hayatınız boyunca tek bir kez bile utançla mücadele etmediğinizi hayal edin. Ve sorumluluk kavramını, ancak başkalarına ait, onların ahmak gibi sorgulamadan kabul ettikleri yükümlülükler olarak görüyormuş gibi davranın. Şimdi bir de bu garip hayale sizin psikolojik yapınızın onlarınkinden tümden farklı olduğunu saklama yeteneğinizi ekleyin. Herkes vicdanın insanlar arasında evrensel olduğunu varsaydığı için, vicdandan bağımsız olduğunuz gerçeğini saklamak neredeyse hiç çaba gerektirmeyecek. Suçluluk veya utanç duygusu yüzünden hiçbir arzunuzdan mahrum kalmayacaksınız, soğukkanlılığınızdan dolayı kimseyle yüzleşmeyeceksiniz. Damarlarınızdaki buzlu su o kadar tuhaf, onların kişisel deneyiminin o kadar uzağında ki durumunuzu ancak nadiren, belki sadece tahmin edebilecekler.

Diğer bir deyişle, içsel kısıtlamalardan tamamıyla muafsınız ve vicdan sancıları olmaksızın ne isterseniz yaptığınız sınırsız özgürlüğünüz bir şekilde gizli kalacak.

Hayatınızı nasıl yaşardınız? Bu büyük ve gizli avantajınızın karşısında başkalarının dezavantajıyla (vicdan) ne yapardınız? Cevap, büyük ölçüde sizin arzularınızın ne olduğuna dayanır, çünkü insanlar birbirinin aynı değil. Bazı insanlar -vicdanları olsun veya olmasın- durağanlığın rahatlığını tercih ederler, bazılarıysa hayaller ve vahşi ihtiraslarla doludur. Bazı insanlar harika ve yeteneklidir, bazılarıysa kıt akıllıdır ve çoğunluğu, vicdan sahibi olsun veya olmasın, ortada bir yerdedir. Şiddete eğilimli olan veya olmayan, kan arzusuyla harekete geçen veya hiç öyle zevkleri bulunmayan insanlar vardır.

İşiniz ne olursa olsun, kovulmadan ve olan bitenden sorumlu tutulmadan yapabileceğinizin en cüretkar şekliyle, elinizin altındaki insanları kullanıyor ve onların gözünü korkutuyorsunuz.

 Belki çokuluslu bir şirketin CEO’su olamayacaksınız, ama birkaç kişiyi korkutabilirsiniz, onların tavuklar gibi etrafta koşuşturmasına neden olabilirsiniz, onlardan çalabilirsiniz ya da en azından -belki de en cazibi- onların kötü hissetmelerine neden olacak durumlar yaratabilirsiniz. İşte bu güçtür, özellikle de onu üzerlerinde kullandığınız insanlar sizden bir şekilde üstünse. En zevkli yanı da, sizden daha zeki ve daha başarılı olan veya muhtemelen daha zarif, daha çekici, daha popüler veya daha beğenilen insanları aşağı çekebilmek. Bu sadece eğlenceli değil, varoluşsal bir intikam. 

Dikkatli olmak zorundasınız, çünkü eğer kayıp düşerseniz yakalanabilir ve sistem tarafından cezalandırılabilirsiniz. Ama hiçbir zaman vicdanınızla yüzleşmeyeceksiniz, çünkü zaten hiç vicdanınız yok. Eğer öldürmeye karar verirseniz, zorluk çıkaracak tek şey dışsal etmenler olacak. İçinizdeki hiçbir şey size isyan etmeyecek.

Ama sizin gerçek manada vicdandan bağımsız olduğunuz, temel olarak sizin zihninizin onlarınkiyle aynı olmadığı gerçeği hiçbir zaman ortaya çıkmayacak.

Vicdan azabının verdiği panik duygusu hiçbir zaman yüreğinizi sıkmayacak veya sizi gece yarısı uykunuzdan uyandırmayacak. Yaşam tarzınıza rağmen, “görünüş” adına bazen öyle gibi davranmanız gerekse de sorumsuz, ihmalkar veya mahcup hissetmeyeceksiniz. Mesela, eğer insanları ve onların nelere tepki verdiğini düzgün bir şekilde gözlemlerseniz, donuk bir yüz ifadesi takınıp hayatınızdan ne kadar utandığınızı söyleyebilir ve ne kadar berbat hissettiğinizden bahsedebilirsiniz. Bunu sadece insanların sizin depresyonda olduğunuzu sanmalarını, size durmadan bağırıp çağırmalarına veya bir iş sahibi olmanız için ısrar etmelerine tercih ettiğiniz için yaparsınız. 

Vicdanı olan insanların “depresyonda” veya “sorunlu” olduğuna inandıkları insanlarla konuşurken suçlu hissettiklerine dikkat etmişsinizdir. Kendilerini -sizin avantajınıza- böyle bir insanla ilgilenmek zorunda hissederler. Eğer, göreli yoksulluğunuza rağmen, birisiyle cinsel ilişkiye girebilirseniz -sizin gerçekte neye benzediğinizi bilmeyen biriyle- bu insan sizin için bilhassa sorumlu hissedebilir. Gerçekte tek istediğiniz hiç çalışmamak olduğu için, finans kaynağınızın çok zengin olması gerekmez, vicdanına güvenilir bir şekilde bağlı olsun yeter.

OTİZM RİSKİ ANNENİN BAĞIRSAK FLORASI İLE BAĞLANTILI OLABİLİR Mİ ?

Virginia Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden (VA, ABD) araştırmacılar, hamile bir annenin bağırsak florasının, …

OMEGA 3 VE ERGENLERDE MAJÖR DEPRESYON ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA

Klinik psikiyatri dergisinde yayınlanan bir makaleye göre;  ergenlerde görülen majör depresyonda omega 3 takviyesinin …

OKULA HAZIRLIK

Yaz tatilinin bitmesi ve yeni bir eğitim öğretim döneminin başlamasıyla ailelerden gelen yoğun talep üzerine sık …