BLOG

ANTİDEPRESAN İLAÇLARIN YAN ETKİLERİ, ÖNLEM VE ÖNERİLER (Bölüm1)

ANTİDEPRESAN KULLANIMINDA GÖRÜLEBİLEN BAZI YAN ETKİLER:

  • Mide bulantısı
  • Ağız kuruluğu
  • Kabızlık
  • İshal
  • Sindirim problemleri, karın ağrısı
  • İştahta değişiklik
  • Uykusuzluk
  • Kilo artışı
  • Baş dönmesi
  • Baş ağrısı
  • Aşırı terleme
  • Yorgunluk, halsizlik
  • Sinirlilik
  • Huzursuzluk
  • İdrar yapmada zorluk/tutukluk
  • Cinsel isteksizlik
  • Orgazm olamama
  • Erkeklerde sertleşme sorunları
  • Kaslarda seğirme veya kasılma
  • Düşük tansiyon
  • Yüksek tansiyon
  • Çarpıntı ve nabız sayısında artış
  • Kafa karışıklığı

Bu yan etkilerin türü ve şiddeti kişiden kişiye ve ilaca göre farklılık göstermektedir. Bazı hastalarda hiçbir yan etki görülmezken bazı hastalarda yan etkiler daha şiddetli olabilmektedir. Kişinin var olan diğer sağlık sorunları da yan etkilerin türü ve şiddetini değiştirebilmektedir. Yan etkiler çoğunlukla geçici olup tedavinin başlangıcında daha şiddeti iken zamanla kaybolabilir. Antidepresan ilaçların kullanımına bağlı yan etkiler mutlaka hekime bildirilmelidir. Böylece hekiminiz, yan etkileri gidermeye yönelik müdahalelerde bulunabilir.

ÖNLEMLER VE ÖNERİLER

  • Herhangi bir yan etki fark ettiğinizde hekiminize bilgi veriniz.
  • Ağız kuruluğu; Daha fazla su tüketimi, sakız çiğneme gibi tükürük salgısını arttıran uygulamalar fayda sağlayabilir.
  • Baş dönmesi ve düşük tansiyon; Orta düzey fiziksel aktivite, uzun süre yatar pozisyondan sonra daha yavaş ve kademeli bir şekilde ayağa kalkmak, ayağa kalkmadan önce yatak içerisinde bacakları çaprazlama, bacak kalça ve baldır kaslarını germek gibi küçük egzersizler yapmak fayda sağlamaktadır. Uzatılmış egzersizlerden kaçınılmalı ve çok sıcak ortamlardan ve çok sıcak duştan uzak durulmalıdır. Mutlaka hekime bu konuda bilgi verilmeli, düşme ve yaralanmalara karşı önlem alınmalıdır.
  • Mide bulantısı; İlaçlarınızı hekimin belirlediği şekilde, çoğunlukla tok karnına almak, hafif bulantı durumunda tercihen temiz havada derin nefes alıp vermek bulantının geçmesine yardımcı olabilir. Uzun süre aç kalmamak, mide bulantısını arttıracak gıdalardan kaçınmak (acılı, yağlı vb) aşırı derecede mideyi doldurmamak gerekir. Mide bulantısına yönelik bitkisel takviyeleri hekiminize sormadan kullanmayınız. Mide bulantısı, kusma, ishal veya mide ağrısı varlığında mutlaka hekiminize bildiriniz.
  • Kabızlık; Daha fazla su tüketimi, ılık su içmek, yüksek lifli gıdalarla beslenmek, yürüyüş, egzersiz yapmak, her gün aynı saatte, dışkı yapmasanız bile tuvalete oturarak bağırsak alışkanlığı edinmek kabızlık şikayetinizi azaltmaya yardımcı olur. Kabızlık şikayetinize yönelik hekiminiz destekleyici ek tedaviler önerebilir.
  • Kilo Alma: Bazı antidepresan ilaçlar iştahsızlık ve kilo kaybına neden olurken bazıları iştah ve özellikle tatlı tüketim isteğinizi arttırabilir. Hekiminiz kilonuzu ve diğer sağlık sorunlarınızı göz önüne alarak antidepresan seçimi yapmaktadır. Dengeli beslenmek ve daha fazla egzersiz yapmak veya bir diyetisyenden destek almak faydalı olacaktır. Fazla kilo beraberinde kalp damar hastalıklarına yakalanma riskini arttırdığından ve beden imajını olumsuz etkilediğinden bu durumu lütfen hekiminizle paylaşın.
  • Cinsel sorunlar: Cinsel isteksizlik, boşalma- orgazm ve sertleşme sorunları antidepresanların en sık görülen yan etkilerindendir. Ancak bireyden bireye farklılık göstermektedir. Her antidepresan kullanan bireyde bu yan etkiler görülmeyebilir. Ancak bu yan etki geçicidir. Antidepresan kullanımın kesilmesiyle veya zamanla cinsel isteksizlik, sertleşme ve orgazm sorunları ortadan kalkar. Ancak bu yan etkilere yönelik mutlaka hekiminize bilgi verip size önerilerde bulunmasına izin verin.

Antidepresan ilaç seçerken hekiminiz sağlık durumunuz ve şikayetlerinizin türü- şiddeti, ilacın etki ve yan etki profili ve ilacın güvenirliği ve diğer ilaçlarla etkileşimini göz önüne alır. Hekiminiz zaman zaman ilacın türü ve dozunda değişikliğe gidebilir. Bu durum üzerinizde deneme yapmak için değil, kişisel farklılıklar, yan etkiler veya tedavi sürecinizin bir parçası olarak yapılır.

ETKİLEŞİMLER

  • Lityum ile antidepresan kullanımı (SSRI ve MAOI) serotonin sendromuna neden olabilmektedir.
  • SSRI ilaçlar kanama riskini arttırabilir. Bu nedenle kan sulandırıcı (antikoagulan) ilaçlarınız hakkında hekiminize bilgi veriniz. Digoksin ve diğer kalp ilaçlarınız hakkında hekiminizi bilgilendiriniz.
  • Epilepsi (sara) için ilaç kullanıyorsanız hekiminize bildiriniz.
  • Troid hormonu ve L-triodotronin, trisiklik antidepresanların etkinliğini arttırır.
  • Yüksek tansiyona yönelik bir ilaç kullanıyorsanız hekiminizi bilgilendirin.
  • Antidepresan kullanırken sigara içmeye devam etmek antidepresanın etkisini düşürebilir.
  • Kahvenin içindeki kafein bazı ilaçların çözülmesini yavaşlatıp ilacın vücutta birikmesine neden olabilirken, bazı ilaçların vücuttan atılımını hızlandırabilir.
  • Alkol karaciğerde parçalandığı için çoğu ilacın kandaki seviyesini artırarak sersemlik, baş dönmesi, yürüme bozuklukları, uyku hali, terleme ve benzeri yan etkilere neden olabilir.
  • Antibiyotik, tansiyon düşürücü, diyabet ilaçları da antidepresanlarla benzer enzim sistemini kullanıyor. Bu nedenle bazı antidepresanlar bu ilaçları çözen enzimlerin faaliyetini engelleyerek diğer ilaçların zehirleyici doza çıkmasına neden olup tedavi sürecini olumsuz etkileyebilir.
  • Doğum kontrol hapları da antidepresanların kan seviyesini artırabilir. Ayrıca doğum kontrol haplarının etkinliği bazı antidepresanlar ile azalabilir.
  • Greyfurtta bulunan kimyasal maddeler, ilaçların bağırsakta parçalanmasını sağlayan enzimleri baskılayarak ilaçların parçalanmasını geciktirir. Bu da ilaçların kanda daha çok birikmesine sebep olur. Kan düzeyi 2-16 kat artar, bu da doza bağlı yan etki riskini artırır. Bu ilaçları kullananlar, tedavi süresince greyfurttan uzak durmalıdır.
  • Antidepresanlar tiramin bakımından zengin yiyeceklerle tüketildiğinde tansiyonda kritik bir yükselmeye neden olabilir. Tiramin, eski kaşar, kurutulmuş et, konserve et ve balıkta bulunur.
  • Bazı kişilerde antidepresan ile beraber, pasiflora isimli şurubun beraber kullanılması serotonin sendromuna neden olabilir.

 

SEROTONİN SENDROMU

Serotonin sendromu farklı mekanizmalarla serotonerjik aktiviteyi artıran ilaçların tek başına aşırı dozda veya birlikte kullanımı sonucunda, santral sinir sisteminde artmış serotonerjik aktiviteye bağlı olarak aşırı canlılık, uykusuzluk,  hızlı göz hareketleri, hızlı kas kasılmaları ve gevşemeleri, huzursuzluk, terleme, yüksek ateş, yüksek tansiyon, hızlı nabız, titreme ve nöbetlerle kendini gösteren bir durumdur.

ANTİDEPRESANLAR HAKKINDA YANLIŞ İNANIŞLAR

Antidepresan ilaçlar bağımlılık yapmaz. Antidepresanlar düzenli biçimde her gün alınması gereken ilaçlardır. Bu sayede beyinde bozulmuş olan kimyasallar yerlerine konulur. Ancak beyin bu kimyasalların her gün düzenli biçimde bir oranda tutulmasına alışır, zaten iyileşme de bu şekilde gerçekleşir. Bir gün ilacı almayı ani kestiğinizde beyin buna adapte olamaz, bu bağımlılık değildir, tıpta “kesilme belirtisi” denilen durumdur. İlacı azaltarak kesmek gereklidir. Birçok depresyon hastası için tedavi süresi 1-1,5 yıl kadar sürer. Bazı durumlarda daha kısa da sürebilir. Ancak hastalık kronikleşmiş, şiddetli, çok sayıda tekrar varsa daha uzun sürelerle kullanım gerekir. Fakat bu süre “hayat boyu” değildir. Uyuşturucu yada uyarıcı değildirler.

Kişilik özelliklerini değiştirmezler. Kişiliği bir derece değiştirebilen tedavi ancak psikoterapidir. İlaç kullanımı yanlış kararlar almanıza, istemediğiniz davranışları yapmanıza neden olmaz. Depresyonu tedavi ederek daha üretken olmanıza, daha sağlıklı kararlar almanıza yardımcı olur.

Antidepresanlar hemen etki göstermezler. Örnek olarak, üzücü bir olay yaşadığınızda o an antidepresan alarak rahatlayamazsınız. Antidepresanların etkisi genellikle 2. Haftadan sonra başlar.

Kalıcı cinsel sorunlara neden olmazlar. Antidepresanların cinsel isteksizlik, ereksiyon (sertleşme ) sorunları, orgazm sorunları gibi yan etkileri vardır. Ancak bu yan etkiler geçicidir. İlaç kullanımı sona erdiğinde bu yan etkiler ortadan kalkar.

Antidepresan ilaçlar kişiyi intihara yönlendirir mi ?

Antidepresan ilaçlarla zehirlenmeler büyük oranda intihar amacıyla yüksek doz ilaç alımı sonucunda oluşmaktadır. Depresif bozukluklar intiharın en önemli nedenini oluşturmaktadır. FDA 2002’de, ilaç etiketlerine, çocuklara ve gençlere yönelik, intihar uyarısı konmasına kara verdi. Bu uyarı 2007’de 24 yaşına kadar olan kişileri kapsayacak şekilde genişletildi. Yapılan araştırmalara göre antidepresanlar 25 yaş üstü kişilerde özkıyım düşüncesi, girişimi ve tamamlanmış özkıyımı azaltmaktadır. Antidepresanlar 25 yaş altı kişilerde özkıyım düşüncesi ve girişimini tetikleyebilir ancak özkıyıma karşı koruyucudur. Antidepresanların yan etkisi sayılabilecek suisidal davranışların yanı sıra ergenlerdeki yararı göz ardı edilemeyecek düzeydedir. Bu sebeple bu yan etki 25 yaş altı kişilerde antidepresan kullanımını engellememelidir.

Antidepresan kullanımı mutlaka hekim kontrolünde olmalıdır. Antidepresan tedavisinin yanında psikoterapilerin uygulanması depresyon tedavisinin daha etkin olmasını sağlamaktadır. Psikoeğitim verilerek hastaların kullanmış olduğu ilaçlar, etki ve yan etkileri konusunda bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Böylece yan etkilerle daha iyi başa çıkılabilir, ortadan kaldırılabilir ve daha sağlıklı ve etkili bir tedavi süreci oluşturulur. Lütfen ilaçlarınız hakkında hekiminize danışmaktan çekinmeyin.

Medyada her geçen gün doğruluğu bilimsel olarak kanıtlanmamış daha fazla bilgi yayınlanmaktadır. Size en doğru bilgiyi, sizi takip eden hekiminiz verecektir.

 

Sayfa içeriği bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için hekiminize danışınız.

 

Kaynak:

https://www.journalagent.com/kpd/pdfs/KPD_7_80_17_24.pdf

https://www.turkiyeklinikleri.com/article/en-antidepresan-tedavi-ilac-secimi-kullanim-ilkeleri-yan-etkiler-ilac-etkilesimleri-ozel-durumlar-konusunda-bilmemiz-gerekenler-44368.html

http://www.akilciilac.gov.tr/wp-content/uploads/2018/12/BULTEN-EKIM-2018.pdf

http://www.psikiyatri.org.tr/

http://tfd.org.tr/sites/default/files/Klasor/Dosyalar/kongreler/2005/tfd2005_023_gok.pdf

 

Write a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

D Vitamini ve Şizofreni

Şizofreni psikotik hastalıkların başında gelen ve tüm toplumun yaklaşık %1’ini etkileyen bir hastalıktır . Mental …

PSİKOTİK BOZUKLUKLAR VE HASTA YAKINLARINA ÖNERİLER

Psikoz, kişiyi gerçeklerden yani dış dünyadan koparıp, düşünce, idrak, konuşma ve davranış problemleri gösterebilen …