Kategori: Psikiyatrik Hastalıklar

SINAV KAYGISININ BİYOLOJİK NEDENLERİ VE KAYGIYA BAĞLI DİKKAT EKSİKLİĞİNDE TEDAVİ SEÇENEKLERİ

Son günlerde sınav kaygısı ve dikkat eksikliği nedeni ile merkezimize başvuran öğrencilerin artmasından dolayı sınav kaygısının biyolojik nedenleri ve tedavide kullanılan ilaçlar konusunda biraz daha ayrıntılı olarak sizlere bilgi sunmaya çalışacağız. Daha önceki bölümümüzde sınav kaygısının olumsuz düşünce temelli duygusal yönlerini ele almıştık.

 

Kaygının biyolojik temelleri vardır ve kaygının neden olduğu bazı bedensel bulgular ile kendini gösterir. Kaygıya (anksiyeteye) zemin hazırlayan biyolojik nedenlerin başında “Kalıtım” gelir. Anne babaların kaygılı yapısı, stresli ortamlara tolere edemeyen bir ruh hali gerek kalıtım olarak gerekse yetiştiriliş biçimi ile çocuklarına geçmekte ve çocuklarının da bir şekilde kaygı sorunu yaşamalarını mümkün kılmaktadır.

 

Anksiyeteyi anlatan kelimler genellikle duygu ifadeleridir. Korku, kaygı, sinirlilik, huzursuzluk, bunaltı olarak tanımlanabilir. Düşünceler duyguları harekete geçirir ve  Korku duygusu genelikle çevresel tehdide karşı bir yanıttır, evrimsel kökleri vardır ve aslında yaşamın sürdürülebilmesi için gereklidir, bu nedenle korku doğuştan vardır, öğrenilemez. Ancak korkunun tetikleneceği durumlar öğrenilip tecrübe edilebilir. Geçmişte yaşanan deneyimler gelecekte yaşanacak tehlikeleri öngörme eğilimindedir. Anksiyete şartlanmış korkudur, beklenen ve korkulan bir sonuca karşı bir yanıttır. Modern dünyada tehdit daha az fizikseldir ve daha fazla psikolojiktir.

 

Normal veya anormal anksiyete esas olarak santral sinir sisteminden kaynaklanmaktadır. Amigdala beyinde korku duygusu ve anksiyete oluşumunda en önemli role sahip olan yapıdır. Bir tehlikeye maruz kaldığımız zaman, bu tehlike bana zarar verir mi? Bu benim korktuğum bir şey mi? Gibi sorularla beyin uyarılır ve eğer bu soruların cevabı ‘’evet’’ ise, amigdala sinirsel bir alarm verir ve beynin geriye kalan kısımlarına, “kriz var” mesajını iletir. Böylece kaygının fiziksel belirtileri ortaya çıkmaya başlar.

 

Sınav kaygısının fiziksel belirtileri

Dikkatini toplayamama ve bir konu üzerine yoğunlaşamama

Çabuk yorulma, uyku bozuklukları, kolay irkilme, tetikte olma

Baş ağrısı, baş dönmesi, başta uyuşma ve sersemlik hissi

Kulaklarda uğuldama, çınlama, görme bulanıklıkları

Ağız kuruması, kalp çarpıntısı, nefes darlığı,

Sık soluk alıp verme ihtiyacı, göğüste basınç, ağrı duyumları

Kas ağrıları, midede şişkinlik, hazımsızlık, yanma ve ağrılar

Bulantı ve kusmalar, barsak hareketlerinde düzensizlik, Sık idrara çıkma.

 

Yukarıda bahsettiğimiz belirtiler fiziksel yani bedensel belirtilerdir. Bu belirtilerin ortaya çıkmasında etkili olan hormonlar vücudu uyararak aslında vücudun dengesini korumaya çalışırlar, ancak kaygının şiddeti ve süresi uzadıkça belirtiler şiddetlenerek sınav sırasında bilginin doğru kullanılmasını, karar verme, düşünme ve muhakeme yeteneğini bozar, fiziksel belirtilerin şiddetli olması kişinin sağlığını da olumsuz etkileyerek beraberinde farklı rahatsızlıkların ortaya çıkmasına sebep olur.

 

Kaygı bozuklukları ve kaygıya bağlı dikkat eksikliği belirtilerini tetikleyen ve benzer belirtiler veren bazı rahatsızlıklar vardır. Bu nedenle tedaviye başlanmadan önce bu nedenlerin araştırılması ve tedaviye bu yönde karar verilmesi çok önemlidir. Çünkü sınav kaygısı nedeni ile psikiyatriye başvuran kişilerde dikkat eksikliği yakınması da bulunmaktadır. Hatta bazen kaygı bulguları daha örtük olabilir ve fiziksel belirtiler ön planda olmayabilir. Bu durumda kişi dikkatini toplayamama, uzun süre odaklanamama gibi şikayetler ile başvurduğunda, dikkati arttırıcı bir takım uyarıcı ilaçlar reçete edilebilir. Dikkati arttırmaya yönelik kullanılan bu ilaçlar oldukça başarı sağlar. Ancak unutulmamalıdır ki kaygı beyin işleyişini olumsuz şekilde etkileyerek zihinsel aktiviteleri bozacağından, bazen bu ilaçlar etkisiz olabilir. Hatta dikkati arttıran ilaçlar adrenerjik mekanizmalar üzerinden etkili olduğundan kaygıyı arttırabilirler. Kaygının temelinde yatan diğer fiziksel rahatsızlıkların tedavisi ve kaygının giderilmesi ile sınav kaygısında görülen dikkat dağınıklığını giderebilir. Gerekirse tedaviye ek uyarıcı ilaçlar eklenebilir.

 

Anemi ve demir eksikliği, kalp ritim bozuklukları, astım, reflü, irritabl bağırsak sendromu, hipertiroidi, hipotiroidi, hipoglisemi ( kan şekerinin düşüklüğü ),böbrek üstü bezlerine ait  problemler, madde bağımlılığı, fazla kafein kullanımı ,bazı ilaçlar, vitamin eksiklikleri, nörolojik problemler gibi rahatsızlıklar kaygı bozukluklarındaki belirtileri taklit edebilir yada kaygıyı tetikleyebilir.

 

Yapmış olduğumuz kan tetkiklerinde en çok karşılaştığımız tablo vitamin eksiklikleri ve demir eksikliğinin yarattığı dikkat sorunları olmuştur. Bu eksiklikler yerine konmadan reçete edilecek kaygı giderici yada dikkat arttırıcı ilaçların etkileri de istenen düzeyde olmayacaktır. Bir insanın biyopsikososyal bir organizma olduğunu ve her alnda dikkatli yaklaşmak gerekliliğini önplana alan bir tedavi planı ile sınav kaygısı ve buna bağlı dikkat problemlerinden oldukça kısa sürede kurtulabilirsiniz.

Sayfa içeriği bilgilendirme amaçlıdır. İlk adım olarak aile hekiminize danışabilirsiniz. 

Kompulsif Satın Alma Bozukluğu (oniomani)

Aşırı alışveriş hastalığı
Kompulsif Satın Alma Hastalığı

Kompulsif satın alma, bireyin dürtüsel olarak satın alma güdüsünü duyması ve bunu kontrol edememesinin sonucu, kişiyi mali açıdan zor durumda bırakan bir bozukluktur. Kompulsif satın alma şimdiye kadar çok sayıda isimle tanımlanmıştır.Psikiyatri Literatürü’nde 1900’lü yılların başında ‘Oniomania’ olarak tanımlanmış olan bu bozukluk, son yıllarda ‘kompulsif alışveriş’ şeklinde isimlendirilmekte ve dürtü kontrol bozuklukları kapsamında ele alınmaktadır. Dürtü kontrolü bozukluğunun başlıca özelliği, kişiye ya da başkalarına zarar verecek bir eylemde bulunmaya yönelik bir dürtü, güdü ya da dayanılmaz isteye karşı koymada başarısızlıktır. Read more

İRRİTABL BARSAK SENDROMU(İBS) VE PSİKİYATRİ

397145İrritabl barsak sendromu (İBS) dışkılama alışkanlığında değişiklik, karında şişkinlik hissi, gaz ve karın ağrıları ile giden bir fonksiyonel barsak hastalığıdır. Spastik kolon, irritabl kolon , müköz kolit gibi adlarla da bilinir. Depresyonla birlikteliği çok sık karșılașılır.Batı toplumlarının genel populasyonundaki İBS sıklığı çeșitli çalıșmalarda farklı ölçütlerin kullanılmıș olmasına da bağlı olarak %10 dolayında belirtilmiș olup kadınlarda erkeklere oranla iki veya üç kat daha sık gözlenmektedir; ancak Türkiye’de yapılan iki çalıșmada kadınlardaki sıklık %7,4 ve %12,4  olarak bulunmuștur.Genel dahiliye polikliniklerine başvuran hastaların %15 kadarını İBS oluştururken gastroenteroloji polikliniklereinde bu oran %40 lara kadar yükselebilmektedir. Depresyona İBS’nun sıkça eșlik etmesinin yanısıra İBS tanılı hastalarda da Major depresyon ektanısı oldukça yaygındır ve bu birliktelik kültürel farklılık göstermemektedir. İBS hastalarındaki depresyon  tanısının sıklığı %69 olarak saptanmıștır. Read more

bipolar bozukluk tedavisi

Bipolar Bozukluk Nedir?

Bipolar bozukluk veya Manik Depresif Hastalık (daha da eski ismiyle manik depresyon), bütün dünyada her 50-65 kişiden birini etkileyen bir bozukluktur. Bipolar Bozukluğu olan kişi, sıklıkla duygudurumunda aşırı yükselmeler (mani), çöküşlere (depresyon) ve çoğu zaman aralarda normal duygudurum dönemleri bulunan dalgalanmalar yaşar. Burada anlatılan tipik bir tablo olmakla birlikte, kişi büyük farklılıklar görülebilmektedir. Read more

anksiyere depresyon okb psikotik rahatsızlıklar

Sık Karşılaşılan Psikiyatrik Hastalıklar

OKB ( Obsesif Kompulsif Bozukluk)

Çevresinde “çok titiz, aşırı temiz” diye adlandırılan pek çok insanda obsesif kompulsif kişilik özellikleri vardır. Bu kişiler pek çok takıntılı düşünceye sahip olabilir. Bu takıntılar;
Temizlik (el yıkama, ev temizliği vb.)
Düzen (kendi ev-iş düzeninin bozulmaması, oda ve masa üstünün değişmemesi vb.)
Simetri (çerçeve vb. düzeltme)
Kontrol (tüpü kapattım mı, kapıyı kilitledim mi?)
Düşünce (küfür eder miyim, zarar verir miyim vb.) tarzında olabilir.
Halk arasında “vesvese, evham” denen bu hastalık kesinlikle tedavi edilebilmektedir.
Kişiler engel olamadıkları bu ısrarlı düşünceler nedeniyle çok sıkıntı yaşarlar. Bu sıkıntı aile ve iş çevrelerine de yansır ve verimliliklerini etkiler. OKB kendiliğinden geçmez ancak tedaviye iyi yanıt verir.Günümüzde obsesyonlar için ameliyatlar bile geliştirilmiştir. Bu tip takıntı, düşünce ve hareketleriniz varsa mutlaka Psikiyatri Uzmanına başvurunuz. Read more

UZAMIŞ COVİD- 19 SENDROMU NEDİR ? KİMLER RİSK ALTINDADIR ?

İngiltere’de King’s Colloge of London’dan bilim insanları bazı hastalarda uzun süreli Covid-19 riskinin neden arttığını …

Vişne Suyu Uykusuzluğu Gidermeye Yardımcı mı ?

Amerikada yapılan bir çalışma sabah ve akşam 1 bardak vişne suyu içen yaşlıların ortama 84 dakika daha fazla uyuduklarını …

Beynin mideyi yöneten bölümleri

Stres,  işsizlik, pandemi derken mide ülserlerinde de artış gözleniyor. Peki midenin beyin ile ilişkisi nedir …