Kategori: Kadın Sağlığı

KETON DİYETİ !!!

Düşük karbonhidrat ve yüksek miktarda yağ alınarak uygulanan,vücudun ana enerji kaynağı olarak glikozu değil keton cisimlerini kullandığı Keton diyeti bilimsel temellere dayanan,epilepsi ve kanser hastalıklarında olumlu etkileri üzerinde durulan bir diyettir. ketojenik diyetle ilgili araştırmalar epilepsi hastalarının tedavisinde,keton diyetinin özellikle dikkat, uyanıklık, aktivite düzeyi, sosyalleşme ve uyku kalitesi açısından davranış ve bilişsel işlevlerde olumlu etkisinin olduğunu göstermiştir.

Dirençli epilepside ketojenik diyet ile hastaların yarısının nöbet sayılarında belirgin azalma ve yaklaşık %15’inde ise tam nöbet kontrolü bildirilmiştir.

Sara hastalarında ketojenik diyetin,Karbonhidrat metabolizması kaynaklı nöbet uyarımını engellediği,Beyin metabolizmasını dengelediği düşünülmektedir.

Sağlıklı bireylerde ise daha hızlı ve etkin düşünme,dikkati arttırma gibi etkileri araştırma sonuçlarındandır.

Keton diyeti ALZHEİMER’lı hastaların,beyin tümörü bulunan hastaların ve parkinson hastalarının tedavisinde başarı ile uygulanmış ve alzheimerlı hastalarda ilk haftadan itibaren etkili olmaya başlamıştır.Ketojenik beslenme anti aging uygulamalarında da kullanılmaktadır.Metabolik hastalıklar ve kilo kontrolü bu diyetin çıkış noktasıdır.

Keton diyeti kalp damar sağlığı açısından incelendiğinde LDL düzeylerini düşürüp HDL düzeylerini arttırdığı araştırmalarda yer almaktadır.yüksek kilolu olan 66 denek üzerinde yapılan çalışmada LDL düzeyi yüksek olan 35 kişiye ve LDL düzeyi normal olan 31 kişiye keton diyeti uygulanmış,her iki gruptada LDL düzeylerinin düşüp HDL düzeylerinin yükseldiği görülmüştür.Başka bir araştırmada ise trigliserit ve LDL düzeyi yüksek olan hastalardan bir kısmına yağdan fakir diyet,diğer gruba ise keton diyeti uygulanmış ancak keton diyeti uygulanan grupta kolesterol değerlerindeki düşüşün daha fazla olduğu ölçülmüştür.

Keton diyetinin kilo kontrolündeki yeri de araştırmalara konu olmuş,kilo kontrolündeki etkilerinin diğer diyetlere oranla daha fazla olduğu,kas kütlesini koruyarak yağ oranının azalmasını sağladığı görülmüştür.Bu noktadan yola çıkarak keton diyetinin kas kütlesini arttırarak kilonun büyük kısmının yağ dokusundan verildiğini,buna bağlı olarak kilo kontrolünün daha uzun vadede etkili olduğunu söyleyebiliriz.

Keton diyeti ile ilgili internette çok fazla bilgi bulunmaktadır.Ancak bu diyet yüksek yağ oranı içerdiğinden ve belirli seviyelerde uygulanması gerektiğinden,diyet sırasında sıvı alımı ve elektrolit düzeylerinin izlenmesi gerektiğinden bilinçsiz bir şekilde yapılmamalı,mutlaka bir uzman kontrolünde uygulanmalıdır.Yüksek yağ içeren besinler alındığından kalp damar sağlığı açısından sağlıklı yağları tercih etmek çok önemlidir.doymuş yağlardan olabildiğince uzak durmak gerekmektedir.kısaca sıvı yağlar olarak bilinen zeytinyağı yada çekirdek yağları kullanılabilir.Hamilelik,emzirme ve kalıtımsal hiperkolesterolemi ve elektrolit bozukluğu olan kişilerde bu diyet önerilmemektedir.

Polikistik over hastalığı olan kadınlarda da keton diyetinin etkileri araştırılmaktadır.

Son zamanlarda yapılan araştırmalar keton içeren gıdalarla uygulanan diyetlerde,kan şekeri dalgalanmalarının daha az olduğunu göstermektedir.Bu çalışmalar gelecekte tip 2 diyabet hastalarının keton takviyeli beslenme ile kan şekerlerinin kontrol altına alınabileceğini ileri sürmektedir.insülin direnci olan bireylerde de keton diyeti uygulanabilir.

Yağlar, tereyağ, hindistan cevizi yağı, zeytinyağı, yumurta, meyve ve sebzeler, yeşil salata, kabak, avokado, brokoli, ispanak, karnabahar, frambuaz,süt ürünleri,peynir keton içeren gıdalardan bazılarıdır.

Menopoz Döneminde Hormon Tedavisi ve Demans

Menopoz sonrası kullanılan östrojen hormonu, beyni bunamadan koruyup, zihinsel yetileri daha kalıcı kılabilir mi? Kadınların yer aldığı küçük odak gruplarda yapılan laboratuvar araştırmaları ve gözlemsel çalışmalar, bunun olabileceğini öngörüyor. Öte yandan Mayıs 2003’de bilim adamlarının yer verdiği geniş bir klinik çalışma raporuna göre; 65 yaş ve üstü kadınlarda östrojen ve progesteron hormonlarının her gün alımının bunamadan koruyucu bir özelliği olmadığını veya zaman içinde ilerleyişini yavaşlatmadığını ortaya koydu. Hatta gerçekte, östrojen ve progesteron alan yaşlı kadınlar, kontrol grubundaki kadınlara oranla iki kat daha bunama riskine sahip bulundular. Bu kez de kadınların menopoz sonrası hormon tedavisi uygulaması görmelerinin, bunamadan koruyucu veya zihinsel yetileri kalıcı kılmakla ilgili olmadığı öngörüldü. Read more

Uykuda Diş Gıcırdatma ve TDCS Tedavisi Bruksizm (diş gıcırdatma) genellikle uyku esnasında oluşan güçlü çene …

ÇOCUKLARIMIZ TATİLİ NASIL GEÇİRMELİ ?

Yaz tatili dinlenme, yenilenme ve gelişimin sağlanması için çok değerlidir. Yoğun okul temposundan çıkan ebeveyn …

“Topla kendini” sayın hasta.

Psikiyatri karmaşık bir alandır.Kişinin genetiği,yetiştirilişi,beslenmesi,kişiliği hatta hangi mevsimde olduğunuz …