Kategori: İlaçlar

65 Yaş Üstü Antidepresan Kullanım Son 20 Yılda 2 Kat Arttı

Bir araştırma, yaşlı insanlar arasında antidepresan kullanımının, depresyonun hafifçe düştüğü tahmin edilen prevalansına rağmen, 20 yılda iki kattan fazla artmış olduğunu ortaya koydu. 1990-1993 yılları arasında 65 yaş üstü kişilerde depresyon sıklığı % 7.9 iken, 2008-2011 yılları arasında bu değer  %6.8’e düştü. Ancak antidepresan kullanımında artış görüldü. 65 yaş üstü bireylerde bu süreç içerisinde amtidepresan kullanımı %4,2’den %10.7’ye yükseldi. Araştırmacılar, Bilişsel İşlev ve Yaşlanma Çalışmalarının bir parçası olarak 1990 / 1993 ve 2008-2011 arasında İngiltere’de 65 yaş üzeri  15.000’in üzerinde kişi ile röportaj yaptı. Katılımcılara sağlık durumları, günlük aktiviteleri, sağlık ve sosyal bakım hizmetlerinin kullanımı ve ilaçlar hakkında sorular sordular. Ayrıca, enerji seviyesi, ilgi veya eğlence kaybı da dahil olmak küçük ruh hali

değişiminden daha şiddetli depresyon belirtileri bulunan kişileri belirlediler. Çalışmaya göre daha şiddetli depresyon belirtileri gösteren kişilerin antidepresan kullanmadıklarını ancak daha hafif

depresyon belirtileri gösteren kişilerin antidepresan kullandıklarını belirlediler. Çalışmanın baş araştırmacısı, Cambridge Halk Sağlığı Enstitüsü direktörü Profesör Carol Brayne, “Araştırmam

ız, nesiller boyunca demans oluşumunda dramatik bir yaş-yaş düşüşü göstermiştir. Araştırma sonuçlarına göre antidepresan kullanımındaki artış ile depresyon hastalarının sayısındaki azalma orantılı değildir. Bunun nedeni tam olarak belirlenemese de  depresyon tanısı dışındaki, farklı tanılarda da antidepresan reçete edilmesi olabilir” dedi.

Araştırma, UEA tarafından Cambridge Üniversitesi, Newcastle Üniversitesi ve Nottingham Üniversitesi ile işbirliği içinde yürütülmüştür. Bulgular İngiliz Psikiyatri Dergisi’nde yayınlanmıştır.

Royal College of GP’nin başkanı Profesör Helen Stokes-Lampard bu çalışmanın 65 yaş üstü bireylerin daha fazla tıbbi yardıma ihtiyacı olduğunu gösterdiğini belirterek antidepresan kullanımının tedaviye ciddi katkılar sağladığını, terapi gibi ilaç tedavisine alternatif seçeneklerin geliştirebileceğini, ayrıca sosyalleşmeye yönelik girişimlerden çok daha fazla fayda görülebileceğini belirtti.

Sayfa içeriği bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için hekiminize danışınız.

Kaynak: https://www.itv.com/news/2019-10-07/antidepressant-use-in-over-65s-more-than-doubles-in-20-years-study/

https://www.huffingtonpost.co.uk/entry/antidepressant-use-in-over-65s-doubles-in-20-years_uk_5d9af7ffe4b03b475f9c2924?ncid=newsletter-ukuklife100719&utm_campaign=newsletter-uklife100719

 

Ranitidin !

FDA, mide yanması, gastrit için sık kullanılan Ranitidin etken maddeli ilaçların kanserojen n-Nitrosodimetilamin içerdiği konusunda uyarıda bulundu.

Amerika, Kanada ve İşviçre’de bu ilaçların dağıtımı şimdilik durduruldu. Ranitidin etken maddeli ilaçlar reçetesiz olarak alınabiliyor. FDA ranitidin etken maddesi içeren ilaçları kullanan hastalar için , alternatif ilaçların bulunması nedeni ile tedavilerinin gözden geçirilebileceğini bildirdi. FDA ayrıca üreticilerden, test edilmek üzere ranitidin örnekleri talep etti. Şu anda, Şirket ürünün kullanımıyla ilgili herhangi bir olumsuz olay raporu almamış. Tüketiciler, bu ürünün kullanımıyla ilgili herhangi bir sorunla karşılaşırlarsa, doktorlarına başvurmalıdır uyarısında bulundu.

Nitrozaminler, kimyasal olarak oldukça aktif olan moleküllerdir. Üretim esnasında, yüksek pH, sıcaklık ve kullanılan kimyasal maddelerin etkisiyle sentetik ilaçlar, kimyevi maddeler, tütün, hayvansal gıdalar, kauçuk ve elastomerik ürünler gibi birçok endüstriyel üründe oluşabilirler.

Bu grup içerisinde özellikle NDEA ve NDMA genotoksik kanserojen etkisi nedeniyle IARC tarafından grup 2A kanserojen madde olarak sınıflandırılmaktadır.

Sayfa içeriği bilgilendirme amaçlıdır. Lütfen ilaçlarınızı hekiminize danışmadan değiştirmeyiniz veya kesmeyiniz.

Kaynaklar:

Ranitidine Recall Issued Following Discovery of NDMA

FDA: Nitrosamine Impurity Identified in Commonly Used Acid Suppressant

Cancer Risk From Recalled ARBs “Likely Much Lower” Than Initially Estimated, Says FDA

Omega-3, Depresyon, Koroner Kalp Hastalığı Olan Hastalarda Fayda Göstermedi

Klinik Psikiyatri Dergisi’nde yayınlanan çalışma sonuçlarına göre, sertraline ek eikosapentaenoik asit (EPA) ilavesi, eşlik eden depresyon ve koroner kalp hastalığı (KKH) olan hastalarda antidepresan etkisi göstermedi .

Mayıs 2014 ile Haziran 2018 arasında yapılan çalışmaya majör depresif bozukluğu olan 144 hasta ve koroner kalp hastalığı (KKH) için yüksek risk altında olan kişiler katıldı.

Hastalara

  • 50 mg / gün sertralin ve plasebo
  • 50 mg / gün sertralin ve 2 g / gün EPA uygulandı.

Beck Depresyon Envanteri II’yi kullanarak tedavinin başlangıcından 10 haftaya kadar olan depresif semptom skorundaki değişiklikler incelendi.

Analizden sonra, araştırmacılar EPA ile plasebo verilen hastalar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulamadılar.

Araştırmacılar daha uzun süre takviye kullanımının veya farklı bir antidepresan seçiminin omega 3’ün etkilerini değiştirip daha farklı araştırma sonuçlarının elde edilebileceğini bildirdi.

Sayfa içeriği bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için lütfen hekiminize danışınız.

Kaynak:

https://www.psychiatryadvisor.com/home/topics/mood-disorders/depressive-disorder/omega-3-shows-no-benefits-in-patients-with-depression-coronary-heart-disease/?utm_source=newsletter&utm_medium=email&utm_campaign=pa-update-hay-20190705&cpn=psych_all&hmSubId=&hmEmail=zlb62feMTgU1&NID=&email_hash=d6001e4ea1b3a1750389924db35f8787&mpweb=1323-60518-348269

METFORMİN KULLANIMI İLE İLİŞKİLİ BİLİŞSEL İŞLEVLERDE AZALMA VE B VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ

 

Metformin; Tabletler, standart ve uzatılmış salınımlı tabletler şeklinde üretilen, tip2 diyabeti tedavi etmek amacı ile kullanılan antidiyabetik bir ajandır. Günümüzde Tip 2 Diyabet dışında da kullanım alanları vardır. Halen devam eden araştırmaların iki önemli odağı vardır, bunlardan birisi insan ömrünü uzatmaya yönelik etkilerine odaklanırken diğeri zayıflamaya olan etkilerini incelemektedir. Kadınlarda polikistik over sendromunun tedavisinde de kullanılabilmektedir.

Endocrinology & Metabolism Dergisi’nde yayınlanan çalışma sonuçlarına göre, uzun süreli metformin kullanan ve  yaşlı hastalarda, muhtemel B6 ve B12 vitamini eksikliği ile ilişkili , bilişsel işlevlerde azalma görülmektedir. Çalışma ortalama yaşı 74,1 yıl olan, 4160 yaşlı hasta üzerinde yapılmıştır. Hiperglisemik olarak sınıflandırılan her katılımcı, Nöropsikiyatrik durum değerlendirmeleri ve, folat, B12-B6 vitamin düzeyleri bakımından değerlendirilmiştir. Bilişsel performansları ölçülen hastalar normal- ortalama değerler göstermiştir. Belirli aralıklarla değerlendirilen gruplardan, metformin ile tedavi edilenler, diğer gruplara oranla B vitamini eksikliği açısından daha riskli bulunmuştur. Bu analizde araştırmacılar Tip-2 diyabetli kişilerde Tip-2 olmayanlara göre daha kötü bilişsel performans olduğunu ve şeker hastalığı olan kişiler arasında ise metformin ilacını kullanan hastaların kullanmayanlara göre daha kötü bilişsel performans gösterdiğini belirtmişlerdir.

Sonuç olarak;

Metformin grubu ilaç kullanan tip-1 ya da tip-2 diyabetlilerde bilişsel performans yani bir nevi algılama problemi ortaya çıkabiliyor. Bu sebeple Metformin grubu ilaç kullanan diyabetli bireylerin yanında ayrıca B12 vitamini kullanması da öneriliyor.

 

Kaynak: www.endocrinologyadvisor.com  (15 Nisan 2019)

Bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için lütfen doktorunuza danışınız.

Alzheimer ve Demans Hastalığında Vitaminlerin Etkisi

Demans, bir hastalık sürecinin sonucu olarak ortaya çıkar. Alzheimer hastalığı ” bunama-demans”  diye adlandırılan durumun en sık nedenlerinden biridir. Hastalıkta, beynin bazı bölgelerindeki hücrelerde harabiyet ve kayıp söz konusudur. Hastalık ilerledikçe beynin mantıksal düşünme, öğrenme, konuşma, yargılama, iletişim ve günlük yaşamı sürdürme becerilerinde  aşamalı bir  yıkıma ve davranışlarda değişikliklere neden olur. Demans kavramı hafıza kaybı, düşünme sorunları ve konuşma güçlüklerini kapsayan belirtiler olarak tanımlanmalıdır.

Demans türlerinin hastalık bulguları birbirine benzese de bu başlığın altında yatan her hastalık birbirinden farklıdır ve tedavide farklı yaklaşımlar gerektirirler. Özetle, demans çatısı altında, Alzheimer, pick demans, damarsal kökenli demans vb. pekçok bunama tipi bulunur.

Ailenin fark edebileceği ilk işaretler yakın zamanda olmuş olayları hatırlamada yaşanan problemler ve rutin, alışıldık işleri yapmada görülen zorluklardır. Kişi ayrıca kafa karışıklığı, kişilik değişiklikleri, davranış değişiklikleri, karar verme sorunları, kelimeleri bulmada zorluk çekme, düşüncelerini toparlama ya da yönleri takip etme gibi sorunlar yaşayabilir.

Son  yıllarda yapılan araştırmalarda vitamin B12 ve folik asit eksikliğinin  homosistein denilen maddenin vücutta fazlalaşmasına yol açtığı , bu maddenin fazlalaşmasının sinir hücrelerine zarar vererek demansa  (bunama) neden olduğunu anlaşılmıştır.

Genel olarak 65 yaş üzeri kişilerin yüzde 10’unda demans görülür. Türkiyedeki Çalışmaların yetersizliğinden dolayı yaklaşık 250 bin  demans hastası olduğu tahmin edilmektedir.

Alzheimer ve Demans Hastalığında Vitaminlerin Etkisi
Alzheimer ve Demans Hastalığında Vitaminlerin Etkisi

Demans sık olarak Alzheimer hastalığında görülür.  Sistemik risk faktörlerine bağlı olarak beyinde gerçekleşen  vasküler (damarsal) olayların da sık görülen demans nedenleri arasında yer  alır.

Demans yaşam kalitesini bozarak bakıma muhtaç hale getiriyor, ölümlere neden olabiliyor.

Çevresel faktörler, yaşam süresinin uzaması, vasküler ve  metabolik hastalıkların artması gibi nedenlerle demans hastalığı önemli bir  toplum sorunu haline gelmiştir. Önümüzdeki 50 yıl içerisinde demans hastası sayısının üç kat artarak 75 milyona ulaşacağı düşünülüyor. Bu anlamda hastalığın tedavisi kadar, korunmaya da önem vermek gerekiyor. Bu yüzden vitaminler,  vücuttaki birçok biyokimyasal olayda görevli oldukları için önceliğimiz olmuşlardır.

Unutulmamalıdır vitamin eksikliği demansa sebep olabilir. A, C ve E vitaminleri antioksidan vitaminlerdir. sinir hücrelerinin korunması ve fonksiyonlarının düzeltilmesinde faydalı bir mekanizmadır. Bu vitaminlerin kan seviyeleri ile  demans arasındaki ilişkisi pek çok çalışmada saptanmıştır. Bu vitaminler tedaviden çok önleme amaçlı olarak kullanılır.

yaşlılarda genellikle yüzde 3-60 vitamin B12 eksikliği, yüzde 30  folik asit eksikliği görülür.

60 yaş üzeri, homosisteini yüksek, vitamin B12’si normal 800  kişi üzerinde yapılan çalışmada, folik asit alan kişilerin plasebo alanlara göre  üç yıl sonunda bilişsel fonksiyonlarının daha iyi olduğu gözlemlenmiştir.

Multivitamin haplarının sağlıklı kişiler üzerine etkisiyle ilgili yapılmış iki  çalışma vardır.  Biri Altı aylık multivitamin  hapı kullanımı sonrası, öncesine göre bilişsel işlevlerde anlamlı bir fark  görülmemiş. Bu çalışmanın izlem süresinin yetersiz olduğu düşünülmüş.Bir diğer  çalışma yaşlı 910 sağlıklı kadın ve erkek üzerinde yapılmış. Bunların yarısı  vitamin hapı, yarısı plasebo aldığında, multivitamin preparat kullanan bazı  grupların (75 yaş üzeri ve iyi beslenemeyen gruplar) bazı testlerde bu

kullanımdan fayda gördükleri gözlendi. Az sayıda alzheimer hastası üzerinde yapılan çalışmalarda ise multivitamin haplarının bilişsel fonksiyon,  duygu durumu ve günlük fonksiyonlarını iyileştirdiği ve hastalara fayda sağladığı tespit  edilmiştir.

 

kaynaklar : Erciyes Üniversitesi Tıp  Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emel Köseoğlu

Bilgilendirme amaçlı içeriktir. Lütfen öncelikle aile hekiminizden destek alınız.

UZAMIŞ COVİD- 19 SENDROMU NEDİR ? KİMLER RİSK ALTINDADIR ?

İngiltere’de King’s Colloge of London’dan bilim insanları bazı hastalarda uzun süreli Covid-19 riskinin neden arttığını …

Vişne Suyu Uykusuzluğu Gidermeye Yardımcı mı ?

Amerikada yapılan bir çalışma sabah ve akşam 1 bardak vişne suyu içen yaşlıların ortama 84 dakika daha fazla uyuduklarını …

Beynin mideyi yöneten bölümleri

Stres,  işsizlik, pandemi derken mide ülserlerinde de artış gözleniyor. Peki midenin beyin ile ilişkisi nedir …