Kategori: Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

BEYNİN YÜRÜTÜCÜ İŞLEVLERİNDE BOZULMA

 

Yürütücü işlevler amaca yönelik karmaşık davranışları oluşturmak, çevresel değişiklik ve taleplere uyum sağlamak için gerekli olan bilişsel yetenekler kümesidir. Yürütücü işlevler, insanların görevleri tamamlamasına ve başkalarıyla etkileşime geçmesine yardımcı olur. Yürütücü işlevler insan beyninin en üst düzey fonksiyonlarından biridir. Bu işlevlerden biri olan davranış kontrolü, en önemli basamak olarak kabul edilir. Bütün işlevler birbirleriyle ilişkili olduğundan bir bütün olarak ele alınırlar ve her alan diğerini etkiler.

  • Planlama; Olayları sıraya koymak, özellikle öncelikleri düzgün şekilde belirlemek.
  • Organizasyon; Hedefe ulaşmak için gerekli düzenlemeleri yapabilmek.
  • Zamanı kullanma; Planlama ve organizasyon ile beraber gerekli olan bir beceridir. Neye ne kadar zaman ayırabileceğini tahmin edebilmek.
  • Esneklik; Yeni durumlara uyum sağlayabilmek, farklı alternatifleri görebilmek.
  • Hedefe yönelme; Farklı uyaranların dikkati dağıtmasına fırsat vermeden amacına odaklanabilmek.
  • Tepkiyi dizginleme; harekete geçemeden davranışlarının sonucunu düşünebilmek.
  • Göreve / ödeve başlama; Ertelemeden istenilen göreve başlayabilmek.

 

En basit görünen davranış için bile birden fazla becerinin bir arada çalışması gerekmektedir. Aksi takdirde akademik ve sosyal hayata aksaklıklar ortaya çıkmaktadır.

Prefrontal korteks bölgeleri, farklı yürütücü fonksiyon bileşenlerini gerçekleştiren ve beyne dağılmış olan ağları harekete geçirmede özel bir role sahiptir.

Yürütücü işlev bozukluğu spesifik, bağımsız bir tanı veya durum değildir. Nörolojik hastalıklar, depresyon veya dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) gibi hastalıklar bir kişinin yürütücü işlevini etkileyebilir. Yürütücü işlev bozukluğu, aralarında Parkinson tipi demans ve şizofreni de olmak üzere birçok hastalıkta görülür.

Belirtiler;

  • Duyguları veya dürtüleri kontrol etmede sorun,
  • Bir işin başlatılması, düzenlenmesi, planlanması veya tamamlanmasıyla ilgili sorunlar,
  • Dikkat ve konsantrasyon problemleri,
  • Kısa süreli hafızada sorunlar,
  • Karmaşık veya çoklu görevleri yapamamak,
  • Sosyal olarak uygunsuz davranışlar,
  • Problem çözme zorluğu,
  • Yeni bilgileri öğrenme veya işlemede zorluk.

Ayrıca;

  • İşte veya okulda düşük performans,
  • İlişkileri kurma veya sürdürme sorunları, sosyal problemler,
  • Ruhsal sıkıntılar,
  • Özgüven Problemleri,
  • Zor görevlerden kaçınma,
  • Düşük motivasyon veya faaliyetlere ilgi kaybı gibi problemlere neden olur.

DEHB (dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ) ile ilgisi nedir?

Beyin dokusundaki nöron adı verilen beyin doku hücrelerinin yaklaşık sayısı bir trilyon civarındadır. Bu hücreler arası kurulan iletişimler sayesinde, çok hızlıdan çok yavaşa doğru 4 farklı beyin dalgası oluştururlar. Beyindeki dalgalardan Teta beyin dalgası, dikkatin dağınık olduğu durumlarda artar. Beta beyin dalgaları ise konsantrasyon ve odaklanılmış dikkat ile ilişkilidir. Son araştırmalarda, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan kişilerde, dikkat kontrolü ve odaklanmayı sağlayan beyin alanlarında aktivite değişimleri gözlenmektedir. Dikkat eksikliği sorunu olan çocukların beynin çalışma sisteminde farklılıklar vardır. Beyin görüntüleme araştırmaları göstermektedir ki, Dikkat Bozukluğu ya da Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu olan bireylerin beyin aktivitelerinde (özellikle beyin dokusunun ön bölümü olan frontal bölgede) normale göre azalma, yani ”kortikal yavaşlama” gözlenmektedir. Çoğu çocuk büyüdükçe yürütücü işlevler diye adlandırılan mental aktiviteler kazanır.  Bu işlevler amaçtan uzaklaşmayı önler, amaçları hatırlatır ve amaca ulaşmak için gereken basamaklamayı sağlar. DEHB, hiperaktivite, dürtüsellik ve dikkatsizliğe neden olabilecek yürütme işlevlerin gelişimsel bir bozulmasıdır. Yönetici işlev sorunları olan kişilerde DEHB olabilir. Bununla birlikte, DEHB yürütme işlevini etkileyebilecek tek neden değildir.

Yönetici işlev sorunlarına neden olabilecek durumlar;

  • DEHB
  • Depresyon ve anksiyete bozukluğu,
  • Bipolar bozukluk,
  • Şizofreni,
  • Obsesif-kompulsif bozukluk (OKB),
  • Otizm,
  • Alzheimer hastalığı, frontotemporal demans ve Lewy vücut demansı,
  • Tourette sendromu,
  • Beyinde travmatik yaralanmalar.

Yürütme işlevi sorunları bazen geçici olarak görülebilir.

Tükenmişlik, yoğun üzüntü, şiddetli ağrı, stres, rahatsız edici ortamlar, ilaç- alkol ve madde kullanımı vb.

Bir kişinin yürütme işlevini değerlendirmek için çeşitli testler kullanabilir. Testler, bir kişinin dürtü kontrolünü ve seçici dikkatini değerlendirmeye yardımcı olabilir. Bir doktor DEHB gibi belirli bir hastalıktan şüphelenirse, kişinin semptomlarını o hastalığın standart tanı kriterleri ile karşılaştırabilir.Bazen başka nedenleri dışlamak için kan tetkikleri ve beyin görüntüleme tetkikleri önerilebilir.

Yönetici işlev sorunlarının nedenlerini belirlemek, ilaçlar ve terapi gibi tedavi seçeneklerine karar verilmesini sağlar. Tedavi tipi yürütücü işlev sorunlarına neden olan duruma bağlı olarak değişir. Bazı hastalıklarda (nörolojik hastalıklar, demans gibi) tedaviler hastalığı yavaşlatmaya yardımcı olabilir ancak tamamen tedavi sağlanamayabilir, bununla birlikte yürütme işlevi sorunlarına neden olan durumlar çoğunlukla tedavi edilebilir. Bilişsel davranışçı terapi yöntemleri, psikoeğitim, dikkat arttırıcı ilaçlar, antipsikotikler, antidepresanlar tedavide kullanılabilir.

KAYNAK: https://www.medicalnewstoday.com/articles/325402.php?utm_source=newsletter&utm_medium=email&utm_country=TR&utm_hcp=yes&utm_campaign=MNT%20Weekly%20%28HCP%20non-US%29%20-%20OLD%20STYLE%202019-06-12&utm_term=MNT%20Weekly%20News%20%28HCP%20non-US%29

 

Sayfa içeriği bilgilendirme amaçlı çeviriler ve derlemelerdir. Tanı ve tedavi için lütfen hekiminize danışınız.

 

(DEHB)DİKKAT EKSİKLİĞİ, HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU ve YETERSİZ EBEVEYNLİK

dehb dikkat eksikliği
dehb dikkat eksikliği

DEHB’li bir çocuğun ebeveyni olmak pek kolay değildir, son derece zor ve stresli olabilmektedir. Diğer çocuklarla kıyaslandığında sürekli aile desteği ve gözetiminin gerekmesi anne – babanın ve ailenin diğer bireylerinin üzerinde büyük bir baskı oluşturabilir. DEHB’li çocuğu olan ailelerin diğer ailelere oranla aile içi çatışmalarının daha fazla olduğu yapılan araştırmalarla kanıtlanmıştır.

DEHB Psikiyatrik bakış açısına göre çocuklukta başlayan, belirtileri önemli oranda erişkinlikte de devam eden, kalıtsal özelliği yüksek NÖROGELİŞİMSEL bir bozukluk sınıfında olmasına rağmen genellikle kötü ebeveynlikten, yani yetersiz ve disiplinsiz aile tutumundan kaynaklandığına dair yaygın inanışlar vardır.

İngiltere’de yayınlanan ünlü tıp dergisi Lancet dergisi dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun aile tutumları ile ilgili olup olmadığına dair bir araştırma yayınladı. Araştırma Hollanda da çok sayıda ( bugüne kadar en fazla hasta ve hasta olmayan grubun katıldığı)  dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan ve olmayan çocukların beyin yapı ve fonksiyonlarının karşılaştırılması yöntemi ile gerçekleştirildi. Araştırmaya göre dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan bireylerin beynin dürtü, dikkat ve diğer bilişsel işlevlerini gerçekleştiren 5 farklı bölgesinde gelişimin yavaş olduğunu, beynin duyguların işlenmesinden sorumlu olan amigdala ve hipokampus bölgesinin daha önce fark edilmemiş bir biçimde DEHB olan bireylerde daha küçük olduğunu ortaya koydu.

Hipokampus ve amigdalanın  Kısa süreli hafızayı, uzun süreli hafızaya aktarmak, duygusal tepkileri kaydetmek, işlemek ve gerektiğinde hatırlamak gibi çok önemli bir görevi vardır. Columbia Üniversitesi Tıp Merkezinde görev yapan Dr. Jonathan Posner yaptığı açıklamada; DEHB olan çocuklarda duygusal ve hafıza ile ilgili sorunlarının bu bölgedeki farklılıklardan kaynaklandığını belirtti. Dr. Jonathan Posner  bu bölgedeki farklılıkların değerlendirilmesinde MR gibi beyin görüntüleme yöntemlerini kullansalar da henüz DEHB  tanısı koyabilmek için sadece MR tetkikinin yeterli olmadığını, bu belirtilerin altında yatan beyin mekanizmaları hakkında daha fazla bilgi edinebilmek için araştırmaların geliştirilmesi gerektiğini iletti. Ancak eldeki veriler ve klinik izlemlerin sonuçları şimdiden anne-babaların kendini suçlamasının anlamsızlığını ortaya koyuyor. Kendini suçlamak yerine çözüm aramak ve gerekirse sık sık görülen “depresif ve tükenmiş ebeveyn” durumundan kurtulmak için yardım almak iyi bir fikir olabilir. Sonuç olarak ailenin de içinde olduğu bir ekip çalışması en makul çözüm gibi durmakta.

Sayfa içeriği bilgilendirme amaçlıdır. İlk adım olarak aile hekiminize danışabilirsiniz. 

O kadar kolay değil, o kadar kesin değil (DEHB)

Sayın Metin Münir’in T24’te yayımlanan “Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu(DEHB): O Kadar Çabuk Değil” başlıklı yazısı* tartışılabilir ve savunulabilir yanlar da önemli yanlışlar ve eksiklikler de içeriyor. Yazıda yerinde uyarılar ve bilgi aktarımları da var, okuyanı yanıltabilecek nitelikte sözler de. Ben de bir çocuk psikiyatrisi uzmanı ve psikanalist olarak doğruyla yanlışın, uygunla yerinde olmayanın bu kendine özgü karışımının bende uyandırdığı duygu ve düşüncelerden söz etmek istedim. Yazıyı iki bölüm halinde tasarladım. Birinci bölümde daha ziyade çocuk psikiyatrisi disiplini açısından ikinci bölümde ise psikanalitik açıdan konuya bakmaya çalıştım. Read more

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)

Değerlendirme ve Tanı Koyma Süreci

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), yedi yaşından önce en sık dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik ile kendini göstermeye başlayan nöropsikiyatrik bir bozukluktur. Çocuğun gelişimini, yaşamını, kişilerarası ilişkilerini, okul ve aile hayatını, akademik başarısını, arkadaşlık ilişkilerini olumsuz etkiler.

Özellikle çevremizden sık sık duymuşuzdur. ‘’Kıpır kıpır’’, ‘’Durdan sustan anlamıyor ve hiç yerinde durmuyor’’, ‘’Yaramaz’’ vb. Gerek aklına gelen her şeyi yapmak ve söylemek istemesi, gerek sokakta, okulda ve evde sürekli kendisinden yakınılması aslında DEHB için birer ipucudur ancak tanı koymak için elbette yetersizdir. Toplum içerisinde, ’’çocuğum çok hareketli kesin hiperaktif’’ veya ’’çocuğum hiperaktif dolayısıyla çok zeki’’ gibi önermelerin doğru olmadığını da belirtmekte yarar var. Read more

Omega-3, Depresyon, Koroner Kalp Hastalığı Olan Hastalarda Fayda Göstermedi

Klinik Psikiyatri Dergisi’nde yayınlanan çalışma sonuçlarına göre, sertraline ek eikosapentaenoik asit (EPA) …

İleri yaşta baba olanların çocukları daha uzun telomerlere sahipler; İleri yaşta baba olanların çocukları daha uzun yaşayabilir !

MEHMET SALTUERK / THE INSTİTUTE FOR GENETİCS OF THE UNİVERSİTY OF COLOGNE Hepimiz uzun ve sağlık bir yaşam isteriz. …

Yapay zeka bir çocuğun konuşmasından depresyon ve kaygıyı tespit edebiliyor.

Bir makine öğrenmesi algoritması, küçük çocukların konuşma modellerinde kaygı ve depresyon belirtilerini algılayabilir. …