BLOG

Kötü Karne ve Doğru Yaklaşım

Karne döneminin yaklaştığı bu günlerde hem anne babaların hemde çocukların stresi yoğun bir şekilde yaşadıklarını görmekteyiz. Aileler çocukları başarılı yada başarısız olsun, onlara karşı bazen aşırı davranışlar sergileyebiliyor. Karnelerindeki zayıflardan korkan yada ailelerin yüksek beklentileri nedeni ile kendisini yeterince başarılı bulmayan çocuklar bazen kendilerine zarar verecek davranışlarda dahi bulunabiliyor.

Karne notları çocuğun akademik başarısını ölçmeden ziyade aileler için önemli bir geri bildirim özelliği taşır. Karne ile birlikte veliler de eğitim dönemi içinde verdikleri emeklerin, çocuğun eğitim ve öğretiminin gelişmesine yönelik uyguladıkları yöntemlerin ne derece etkili olduğu konusunda fikir edinmiş olurlar. Karne yol göstericidir. Başarısızlıktan sadece çocuğun sorumlu tutulması doğru bir bakış açısı değildir. Eğitim sisteminin, öğretmenlerin ve anne babaların da çocukların okul başarıları üzerinde önemli etkileri olduğu unutulmamalıdır.

Çocuğun okuldaki durumunu yakından izleyen anne baba için karne sürpriz değildir. Gelen olumsuz sonuçlar için aşırıya kaçan cezalar, başkaları ile kıyaslamalar, rencide edici söylemler, fiziksel şiddet uygulamak, tehdit etmek gibi olumsuz tutumlar çözüm sağlamaktan çok sorunun büyümesine çocuğun fiziksel ve duygusal gelişimine zarar vermemize neden olur. Kaygı bozuklukları, depresyon, somatizasyon bozuklukları (tıbbi olarak açıklanamayan fiziksel/bedensel belirtilerin bulunduğu psikiyatrik bir hastalık), davranış sorunları ile çocuğun kendine zarar verici girişimlerde bulunmasına neden olabilir.

Nasıl davranmalı?

  • Çocuğunuza değerli olduğunu hissettirin, çocuğunuzun başarısını arttıracak yöntemleri belirlerken onun da bu konuda fikrini alın(bu dersle ilgili ne yaparsak senin için faydalı olabilir gibi); böylece çocuk, ders çalışmanın kendi  sorumluluğunda olduğunu ve düzeltmek için çabalaması gerektiğini hissederek, iç görü kazanacaktır.
  • Notlarını etkileyen sebepleri anlamaya çalışın. Başarısızlığın temelinde sadece tembellik yatmamaktadır. Bazı biyolojik nedenler başarısızlığa zemin hazırlar, demir eksiklikleri, B12 vitamini ve Folik asit eksikliği, tiroid hormonlarındaki dengesizlikler gibi bir çok neden çocuğunuzun dikkat sorunları yaşamasına, ders çalışmaya isteksiz olmasına, hafıza ve öğrenme sorunları yaşamasına neden olur.
  • Çocuğunuzun nelere ihtiyaç duyduğunu anlayın ve ona destek olun. Anne, baba olarak çocuğun kişiliği, kapasitesi ve becerilerini, ilgi alanlarını tanıyın. Aile yapısı ve ilişkilerinizi gözden geçirin. Çocuğa merak etmeyi, soru sormayı, yeni bilgiler edinmeyi heveslendirecek bir ortam sunmaya özen gösterin. İlgi alanı, becerileri ve istekleri doğrultusunda keyifli zaman geçirebileceği etkinlikler için çocuğa fırsat tanıyın. Anne baba olarak, ‘ders çalış’ demek ve ders çalıştırmak dışında çocukla birlikte ne kadar zaman geçirdiğinizi gözden geçirin.
  •  Asla başkalarıyla kıyaslamayın. Kendi mükemmeliyetçi beklentilerinizin farkına varın ve bunu çocuğunuza yansıtmamak için uğraşın. Çocuğunuzu maddi ödüllerden ziyade, takdir etmek gibi manevi ödülleri tercih ederek ödüllendirin. Karnesi iyi ise ödülde aşırıya kaçmayın. Abartılı sevinç gösterileri öğrencide, ailesi için başarının, asıl önemli unsur olduğu algısı uyandırarak, öğrencinin olası başarı düşmesi durumlarında daha fazla tedirgin olmasına neden olabilir.
  • Tatil süresini iyi değerlendirmesini sağlayın. Hem ders konusundaki eksikliklerin giderilmesi hem de çocuğun dinlenmesi açısından tatili iyi değerlendirmek gerekir. Okul döneminde olduğu gibi  çok katı ve sert (mutlaka şu saatten şu saate kadar şu yapılacak gibi) bir dayatma olmadan, belli bir zaman dilimi içinde bazı işlerin bitirilmesi şeklinde planlarken, tatili birlikte zaman geçirebilecek bir fırsat olarak görmek lazım. Spor, müzik aktiviteleri gibi etkinliklerle çocuğun oyun oynamasına olanak vermek gerekir.

Çocuğunuzun aile, eğitim ve sosyal hayatını aksatan davranış ve tutumları varsa hiç vakit kaybetmeden uzmandan danışmanlık yardımı almalısınız. Çocukluk ve ergenlik dönemlerinde çözümlenemeyen psikolojik sorunların ihmal edilmesi yetişkinlikte birçok problemin kaynağı olabilmektedir.

Sayfa içeriği bilgilendirme amaçlıdır. İlk adım olarak aile hekiminize danışabilirsiniz. 

 

Write a Comment