Ay: <span>Kasım 2020</span>

Reaktif bağlanma bozukluğu

Reaktif bağlanma bozukluğu

insanların başkalarıyla bağ kurmakta güçlük çektikleri psikiyatrik bir durumdur. Genellikle erken çocukluk çağı travmasının bir sonucudur. Erken duygusal bağlar kuramamak, bir çocuğun duygusal olarak başkalarıyla ilişki kurmayı bırakmasına ve davranış sorunları geliştirmesine neden olabilir.

-Yetimhanede büyümek,

-Sık sık değişen bakıcı,

-Annenin madde ve alkol kullanımı,

-İstenmeyen veya çok erken yaştaki gebelikler,

-Fiziksel ve duygusal reddedilme,

-Huzursuz, tutarsız veya ser aile ortamı ve tutumu,

-Ruhsal travmaları,

-Çocukluk çağında yaşanan cinsel, fiziksel, duygusal istismar Reaktif bağlanma bozukluğunun nedenlerindendir.

Bu çocuklar biraz büyüdüklerinde, semptomları genellikle iki genel modelden birine girer;

Birinci modelde çocuklar genellikle çevrelerinde olanların farkındadırlar, ancak tipik olarak dış uyaranlara tepki vermezler. Geri çekilir ve duygusal olarak tepkisizdir. Aile, Bakıcı veya başkalarından sevgi -şefkat istemeyebilirler, bunun yerine kendilerine kalmayı tercih ederler. İkinci modelde ise ; çocuklar yabancılara karşı aşırı arkadaşça davranabilirler, yaşlarından daha küçük davranarak, potansiyel olarak güvensiz bir şekilde başkalarından ilgi ve şefkat isteyebilirler.

Otizm  ve reaktif bağlanma bozukluğunun belirtileri birbirine çok benzer;

-Geç konuşma,

-Yönergelere uygun tepkide bulunmama,

-Sarılma ve dokunmaya karşı aşırı hassasiyet

-İletişim bozukluğu,

-Takıntılı davranışlar (sallanma, etrafında dönme vb),

-Donuk ve mutsuz yüz ifadesi,

-Sembolik oyunlar oynamama,

-Sosyal ortamlardan kaçınma,

-Göz teması kuramama,

-Rutin davranışlar reaktif bağlanma bozukluğunda görülür.

Tedavi için öncelikle durumun tanılanması ve olası nedenlerin belirlenmesi gerekir. Tedavi olmayan çocuklar ergenlik ve yetişkinlikte;

-Fiziksel temastan kaçınma

-Başkalarına şefkat veya ilgi göstermede zorluk

-Empati eksikliği

-Zayıf sosyal beceriler

-Başkalarıyla istikrarlı ilişkiler kurmakta zorluk

-Zayıf hafıza veya problem çözme becerileri gibi bilişsel problemler,

-Öfke problemleri,

-iş yaşamı sorunları,

-Madde ve alkol kullanımı,

-Depresyon ve anksiyete bozukluğu gibi ruhsal sorunlar yaşayabilir.

Tedavi her yaşta uygulanabilir. Ancak erken müdahale elbetteki daha fazla fayda sağlamaktadır. Ailenin, çocuğun bakımından sorumlu kişilerin, öğretmenlerin katılımı tedavi için çok önemlidir. Bu tanıyı almış birçok birey, zamanında aldığı eğitim ve tedaviyle normal gelişim gösteren akranlarına yetişebilmektedir.

Bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için hekiminize başvurunuz.

Binaural Ritimler ve Binaural Beat Önerileri

Son zamanlarda binlerce kişinin müzik arşivinde yer bulan bu ritimler, beyin dalgalarını etkileme özelliği bulunan ritimlerdir. 1839 yılında Heinrich Wilhelm Dove tarafından keşfedilmiştir.  1973 yılında Oster Audituar Beats in the Brain adlı, Scientific Americanda yayınlanan makalesinde, binaural beat ses dalgalarının EEG de kaydedilebildiğini göstermiştir.

“Binaural beat” (vuru) her iki kulağa bilinçli olarak farklı frekanslarda ses uygulanarak elde edilen fizyolojik yanıttır. Binaural frekanslar farklı hz’lerden oluşan iki ses tonunu sağ ve sol kulağa ayrı ayrı yönlendirerek beyni uyarma yöntemidir. Bu teknikle beyin dalgaları alfa, theta, beta, delta ve gama frekanslarına sürüklenmektedir.

Sigara kullanmayan 19 erkek 10 bayan 29 kişi ile yapılan çalışmada katılımcılar (18’i işçi 11’i öğrenci olan; 20 beyaz, 8 siyah ve bir Asyalı) 30 dakikalık görsel bir dikkat testine tabi tutuldular. Üç gün süren çalışmada katılımcılar 3 gruba ayrıldı. Deneklerin bir bölümüne delta ve teta dalgalarını uyaran, diğer bir grubuna beta dalgalarını uyaran binaural beatler verilirken son gruba alelade binaural beat içermeyen bantlar dinletilmiştir. Testler sırasında katılımcılar meditasyon, trans ve hipnoz halindekine yakın duygular yaşadıklarını belirtmişlerdir. Testler sonunda beta, teta veya delta dalgaları artacak biçimde uyarılan katılımcıların doğru seçeneği seçme yetisi artarken daha az yanlış seçenek işaretlemişler yani şaşkınlık ve kafa karışıklığı üçünde de azalmış fakat teta ve deltada daha bariz bir fayda sağlanmış ve net düşünebilme yetisinin daha çok arttığı belirlenmiştir.

Binaural uyarılardan tıpta henüz çok yaygın olmasa da insomnia ve stres tedavisinde yararlanılmaktadır. Benzer olarak otistik çocuklarda ve anksiyetede de sakinleştirici etkisi olduğu belirtilmektedir. Bu yöntem disleksia tedavisinde dikkat ve yoğunlaşmaya yardımcı olarak da kullanılmaktadır.

İnternette ruh hallerine göre sınıflandırılarak karşımza çıkan  bu ritimler;  Brain  (yaratıcılık ve zeka arttırıcı) ,anestezi (güçlü ağrı kesici), Gate of Hades  (ölüm hissi), LSD  (güçlü açık göz halüsinasyonları) olarak yayınlanıyor. Bu yeni moda artık o kadar yaygın ki internette kıyafet satan sitelerde bile marka halinde görmek mümkün. Tıbben yararları bulunmasına rağmen gençler arasında “I-doser” olarak adlandırılan “Binaural Beat”lerin bilinçsiz kullanımı sonucu oluşabilecek olumsuz etkiler henüz bilinmemekte.   Kişinin ruhsal durumuna bağlı olarak olumsuz etkiler meydana gelme ihtimali ise mümkün.

Bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için lütfen hekiminize danışınız.

BEAT ÖNERİLERİ: